a

AFFEDİP KURTULALIM MI?

Doğru sorular doğru cevapları doğurur.Kızmak üzülmek yerine “ben buradan ne öğrenmeliyim sorusunu sorarak kendi yolunuza odaklanın.Ve unutmayın, yaşamımızdaki her duygu, her durum ve her insan bize bir şey öğretmek için varlıkgösterir.

Hep beraber affedelim mi ?

Üzerimizde çok ağırlık var, affedip kurtulalım mı ?

Kime ne faydası var demeden sağlıklı yürekler olalım mı?

Öfkeden kinden intikamdan beslenmek yerine kendi yolumuza bakalım mı ?

Affetmek; karşı taraf için yapılan bir eylem değildir. Affetmek arınmak için yapılır. Affeden arınır,

yüreği pamuk gibi yumuşak, tüy gibi hafif kalır. Affetmek yaşamı savaş alanından çıkarır, barış şarkıları

çaldırır.

Affeden kişi; barış şarkısı eşliğinde dans ederek şımarır.

Affetmek, en güzel Erdem, affetmek en güzel yol alış…

Beni üzen, aşağılayan ilkokul öğretmenimi affetmeyi seçiyorum. Dost kazığını bana yaşatan lise

Dostum, çoktan affedildin. Beni yalanlarla avutan arkadaşım, sen de affedildin. İlk iftiram, ilk

aldatılılışım, ilk hakaretim, ilk çelme takan,, ilk arkamdan konuşan kişi… ilk hayal kırıklığım… Hepinizi

ve sizlere izin veren o zamanki hallerimi… Saflığımı, cehaletimi, göremeyen gözlerimi, hislerine

güvenmeyen Zihni’mi, hepsini, hepinizi ve en çok da kendimi affediyorum.

Çünkü hepinizden önce ben vardım ve hepinizden sonra ben olacağım. Yaşam dediğin benim

kendimle yoldaşlığım. Bu yolda size kızdığımı sandığım anlarda bile aslında en çok kendime kırılmışım.

En çok kendime kızmışım. Sizinle savaştığını sanırken savaş meydanında kendimle karşılaşmışım.

Yokuşu çıkıp kendi kendimle çarpışmışım.

Yanlış insanları seçtiğimi, yanlış yoldan gittiğimi sanmışım.

Yanlış diye bir şey olmadığını affettiğimde anlamışım. Htiğim onca korkunç duygu küfeler halinde

binmiş sırtıma, başımı kaldırıp bakamamışım. Ondan gökyüzünün farkına varmamışım. Halbuki

hafiflemek nasıl güzelmiş, başın gökte alnın dik göğsünü rüzgara dönüp yürümek de varmış !

Affetmek kabul etmektir dostlar. Affetmek olanla savaşmamaktır. “Neden “ sorusunu sormamaktır.

“Neden bu başıma geldi, ben ona ne yaptım ki, ben bunu hak etmedim ki!” Bu sorulardan arınmaktır.

İnsan nedeni bilmez dostlar, sebebi bilir. Nedenin peşinden gitmek beyhude bir çabadır.

Affetmek kabullenmek değildir dostlar.. İnsanların çoğu affetme terimini karıştırır. Kabul etmekle

kabullenmek arasında dağlar kadar fark vardır. Karşınızdakini olduğu gibi kabul ettiğimizde

değiştirmekle uğraşmazsınız. Yaptığını kabullenmek ise onu sindirmek veya o davranışın size tekrar

tekrar yapılmasına izin vermektir, onay vermektir. Siz artık herkesin yolunun da yolculuğunun da

farklı olduğunun farkında olan yolcularsınız. Kimseyi düzeltmek, değiştirmek, büyütmek zorunda

değilsiniz.

Herkesi olduğu gibi kabullenmeli fakat çok azını hayatınıza kabul etmelisiniz.

Sizi üzen, kıran, dağıtan, parçalayan, hayal kırıklığına uğratan kişiler kimse onları tek tek yazın. Ve

affedin. Affetmeyi seçin. Çünkü -her ne kadar kabul etmek istemesek de- hayatımızdaki herkes her an

kendi potansiyelleri doğrultusunda davranır.

O insan o kadarlıktır. Ona fazla değer verip daha iyi olduğuna, daha iyisini yapabileceğine inanan

sizsiniz. O kişiye kızarken aslında ona inanan kısmınıza kızgındınız.

Kendinize de kızmayın. O güzel yaşam enerjinizi bu duygulara harcamayın.

Doğru sorular doğru cevapları doğurur.

Kızmak üzülmek yerine “ben buradan ne öğrenmeliyim sorusunu sorarak kendi yolunuza odaklanın.

Ve unutmayın, yaşamımızdaki her duygu, her durum ve her insan bize bir şey öğretmek için varlık

gösterir. Kendi öğretinizi bulup bir daha bu durumu yaşamamaya odaklanın. Yaşam bir öğretmen,

bizler ise öğrenciyiz. Mutsuz, hırslı, kinci öğrenciler olmayın.

Hadi şimdi hep beraber ;

Affedelim mi?

Tüm yüreklerin hafiflemesi dileğiyle…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

TÜRK’ÜN KARA GÜNÜ: HOCALI

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.