06 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 24.571.231 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 04:11
Bursa 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
DOLAR

8,2776$%0.05

EURO

10,0098%-0.12

GRAM ALTIN

482,60%0,08

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%0,13

BİST100

1.427,73%0.54

BİTCOİN

464624฿%-1.89829

a

ARKASINA SAKLANDIĞIN AYNA

Peki, kendine şunu itiraf edebilir misin: “Hayatımda hiçbir şey değişmiyorsa bunun tek nedeni, değişmemeye karar veriyor olmamdır.”

ad826x90
ad826x90

İnsan nasıl ki hayatının gerçeklerini başkalarının aynalarından yansıyanlardan ibaret sanıyorsa, aynı anda kendisi de -az ya da çok- başkalarının hayatında benzer etkiler bırakıyor. Kimisi tamamen arkasında aynanın, karanlıklar sarmış dört yanını… Kimisi de çıkarmış başını saklandığı yerden ama yine de düşürmüyor elinden aynasının siyahını…
“Aynadan Yansıyanlar” dışarıdan gelen eleştirilerle hayatı algılayış biçimimize ve kendimize kara gözlüklerle bakıp, ‘ben’e ulaşma yolumuzu sarp kayalıklarla donatmamızı anlatmıştı. “Arkasına Saklandığın Ayna” ise bu hisse kapılmamıza neden olan o eleştirel pencereden anlatacak durumu bize.

İnsan bile isteye ister mi saklanmayı, memnuniyetsizliği, mutsuzluğu? Bence hayır. Mutlaka haklı olduğunu düşündüğü gerekçeleri, sorunları, sarsıcı yaşanmışlıkları vardır. Ama bunları dönüştürmeyi bilemiyordur. Hadi gel! Dönüştürmenin yollarını birlikte bulmaya çalışalım. Bence en büyük sır: Normal olma cesaretini göstermek! Normal olma cesaretine sahip olursan, dünyaya bakışın değişir.

İnsan hedeflediklerine, hayalini kurduklarına ulaşmış kimseleri gördüğünde kendini yetersiz hisseder. Kendisi için bahaneler üretir. Zihni “Ben de o şartlara sahip olsaydım bambaşka yerlere gelebilirdim.” kıyaslamasını çoktan yapmıştır. Ardından belki farkında bile olmadan kendine acımayı tercih eder. İdealize ettiği kişi gibi olabilse daha mutlu olacağını zanneder. Ama çizmiş olduğu ‘ideal insan’a ulaşmak için de aktif bir çaba göstermez. Bu düşünceler içinde, yüreğinin ışıklarını kapatır ve bu insanın aynasından yansıyacak olan, yalnızca karanlıktır. Hayalini kurduğu, ‘kendinin gelecek versiyonu’ olarak gördüğü kimselere öfke hissetmesi, bir türlü onaylamaması, kusur görmesi bundandır. Ulaşmak istediği her ne ise, kendisi yapamamıştır fakat başkası yapmıştır. Hem de kendisi o şartlara sahip olabilseydi çok daha iyisini ortaya koyabilecekken… Tanıdık geldi mi sana bu insan? Böyle hissedenlerden misin sen de?

Peki, kendine şunu itiraf edebilir misin: “Hayatımda hiçbir şey değişmiyorsa bunun tek nedeni, değişmemeye karar veriyor olmamdır.” Devam etmeden önce istersen cümleyi tekrar okuyabilirsin. Çünkü bu o kadar önemli bir itiraf ki, seni silkeleyip kendine getirebilecek güce sahip diye düşünüyorum. Ne demek istediğimi daha açık ifade etmeye çalışırsam; insanlar birçok şey için yakınıp durur ama oldukları gibi kalmayı daha güvenli ve kolay görür. Hayallerini gerçekleştirmek için yerine getirmesi gereken sorumluluklardan kaçar ve bu kaçışı hep bir bahaneyle destekler. Bahaneler yalnızca kendini ikna etmek için üretilir ve amacına ulaşması da uzun sürmez. Sen de bu sızlanma, yakınma girdabına kapılıp kendini karanlığa kapatmadın mı? Şöyle bir baktığında, konforlu olsa da aslında olmak istemediğin noktada kalmadın mı? Cevabın evetse, artık durumu değiştirmek istemez misin? İhtiyacın olan tek şey bahsettiğim büyük sırda saklı: Normal olma cesareti… Yani kendini olduğun gibi kabul etme… Kendini başkalarının aynasından yansıyanlarla etiketlendirmeme… Kendini karanlığa mahkûm etmeme cesareti…

ad826x90

Bu öyle bir döngü ki, sen karanlığa esir oldukça kendini de ve etrafını da aydınlatamayacaksın. Çünkü hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Hepimiz birbirimize bağlıyız. O yüzden senin ‘iyi’ olman demek, bütünün ışığına enerji olman demek. Biliyor musun? Yunanca ‘iyilik’ sözcüğü ‘faydalı’ anlamına gelirmiş, buna karşılık ‘kötü’ ise faydalı olmayan… Kendin için ‘iyi’ olan saklanarak, eleştirerek, öfkeyle yaşamak mı? Değişim için bugüne kadar sonuç alamadığın, seni aydınlığa ulaştırmayan bu yoldan başka bir yol denemek istemez misin? Hayallerine ulaşmak için adım atan, kendini insan olmanın bütün acizlikleri ile kabul eden, hedefine varamasa da yola devam etme arzunu kaybetmeyen, kendini yalnızca kendinle kıyaslayan bir insan olma yolculuğuna çıkmak… İnan sen kendine döndükçe, kendini dönüştürdükçe yüreğinin ışıkları bir bir yanacak ve aynandan yansıyanlar başka hayatları parlatacak.

Bugüne kadar ne olduysa oldu. Geçmişi değiştiremeyiz ama ‘şu an’ı değiştirebiliriz. Bizim elimizde bir tek ‘şu an’ var. Ve artık ipleri eline alma zamanı geldi!

Bak uzattım ellerimi…

Hadi çık artık saklandığın aynanın arkasından…

Unutma sen değişirsen, dünya değişir…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

MESUT ÖZIL, ALİ KOÇ VE TÜRKÇE !?

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.