DHA YURT BÜLTENİ – 13

Lokantadaki 4 arkadaşa silahlı saldırı, güvenlik kamerasında

MERSİN’in Tarsus ilçesinde, lokantada yemek yiyen 4 arkadaşa, bir otomobilden tabancayla ateş edilerek gerçekleştirilen saldırının görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüde, kurşun yağmuruna tutulan 4 arkadaş da saldırıya, tabancalarını ateşleyerek, karşılık veriyor. 

Olay, 27 Haziran günü, Kızılmurat Mahallesi 2707 Sokak üzerinde bulunan lokantada meydana geldi. Lokantanın önündeki masada yemek yiyen İ.Ö.A. (33), H.K. (46), H.K. (22) ve O.D.’ye (32) yoldan geçen bir otomobilden, kimliği belirsiz kişilerce tabancayla ateş açıldı. Saldırıya uğrayan 4 kişi de tabancalarını çıkartarak, karşılık verdi. Kısa süreli çatışmada, İ.Ö.A. H.K. ve H.K. tabancayla vurularak, O.D. ise düşerek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLEMİŞOlaydan sonra çok yönlü araştırma başlatan polis, saldırganların yakalanması için çalışma yaparken, çatışmanın güvenlik kameralarınca görüntülendiği ortaya çıktı. Görüntülerde, lokantanın önünden geçen otomobilden, yemek yiyen İ.Ö.A., H.K., H.K. ve O.D.’ye tabancayla ateş açıldığı, saldırıya uğrayan 4 kişinin de tabancalarını çekerek karşılık verdiği görülüyor.LOKANTA SAHİBİ: ‘BİZLE İLGİSİ YOK’Öte yandan lokanta sahibi Hüseyin Malazgiritli, saldırının kendileriyle ilgisi olmadığını, husumetli 2 grup arasında yaşandığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ————————Saldırının güvenlik kamerası görüntüsüMuhabir Okan Çalışkan röportajLokantadan genel detaylarLokanta sahibi Hüseyin Malazgiritli ile röportaj

Haber-Kamera: Okan ÇALIŞKAN/ TARSUS, Mersin

==========================

Otizmli 10 yaşındaki Iraklı Yusuf, her yerde aranıyor

ESKİŞEHİR’de evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınmayan 10 yaşındaki otizmli Yusuf Gurubi, ailesinin kayıp başvurusu üzerine polis ekiplerince aranmaya başladı. Irak uyruklu olan ve konuşma güçlüğü çektiği belirtilen Yusuf için Ankara’dan gelen kurbağa adamlar da son görüldüğü belirtilen sulama kanalına girerek sualtında çalışma başlattı.Eskişehir’in Tepebaşı ilçesine bağlı Şirintepe Mahallesi’nde oturan Irak uyruklu çiftin 10 yaşındaki otizmli çocuğu olan Yusuf Gurubi, dün 17.00 sıralarından evinden çıktı. Çevrede yapılan tüm aramalara rağmen bulanamayan küçük Yusuf için ailesi Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekipleri küçük Yusuf için inceleme başlatırken, gece saatlerinde İsmet İnönü-2 Caddesi’nde, bugün ise Uluönder Mahallesi’ndeki Göletli Park civarında görüldüğü tespit edildi.KURBAĞA ADAMLAR SULAMA KANALINDA ARIYOREskişehir Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine gelen Ankara Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliğinde görevli ‘kurbağa adamlar’ son olarak görüldüğü değerlendirilen sulama kanalında arama çalışması başlattı. Eskişehir-Bursa çevre yoluna paralel olan DSİ sulama kanalına giren kurbağa adamlar, yaklaşık 1.5 derinliğindeki suda küçük Yusuf’tan bir iz arıyorlar.SOSYAL MEDYADA DA YAYILDIIraklı ailenin Türk komşuları tarafından kayıp olduğu sosyal medyadan paylaşılan küçük Yusuf için çok sayıda paylaşım yapıldı. Fotoğrafı ve bilgilerinin yer aldığı kayıp ilanında, otizmli ve konuşma güçlüğü çeken küçük Yusuf için “Eskişehir-Şirintepe Mahallesi’nde saat 4-5 arasında kaybolmuştur. Adı Yusuf fakat otizmli olduğu için konuşamıyor. Üzerinde mavi tişört, gri pantolon var ve ayakkabısız. Kısa saçlıö denildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Sualtı arama ekibi aracı-Sulama kanalı genel görüntü-Arama ekibinin sulama kanalına girişi-Dalgıç polislerin sulama kanalında arama yapması-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Caner AKSU/ESKİŞEHİR,

===========================

Öldürülen işitme engelli gencin ağabeyi: ‘Kardeşim beni kurtarın diye bile bağıramadı’

KONYA’da, kendileri gibi işitme engelli Göksel Kızıltaş’ı (26) borç- alacak meselesi iddiasıyla bıçaklayarak, öldürdükten sonra cesedini dere yatağına atan Mehmet Atay (23) ve Durmuş Karacaoğlu (26), mahkemece tutuklandı. Öldürülen gencin ağabeyi Üzeyir Kızıltaş, kardeşinin planlı bir cinayete kurban gittiğini belirterek, “Göksel savunmasız bir çocuk. ‘Ağabey, anne, baba beni kurtarın’ bile diyemeyecek bir çocuktu. O çok masumdu. Masum bir insanı planlı bir şekilde katlettiler. Onun kimseye bir borcu yok. Öldürülmeden önce katilleri ile birlikte evimize gelip annemin demlediği çayı içmişler” dedi.İşitme engelli Göksel Kızıltaş’ın ailesi, geçtiğimiz cuma gecesi eve gelmeyen oğulları için jandarmaya kayıp ihbarında bulundu. İhbar üzerine çalışma başlatan jandarma ekipleri, Kızıltaş’ın en son kendisi gibi işitme engelli olan arkadaşları Mehmet Atay ve Durmuş Karacaoğlu ile birlikte olduğunu tespit etti. Bunun üzerine gözaltına alınan Mehmet Aaty ve Durmuş Karacaoğlu, Kızıltaş ile akşam birlikte olduklarını ancak daha sonra ayrıldıklarını söyledi. İkili, jandarmanın, Kızıltaş’ın kendilerinden ayrıldığı yeri göstermelerini istemesi üzerine de cinayeti itiraf etti. Borç- alacak nedeniyle çıkan kavgada Kızıltaş’ı bıçaklayarak, öldürdüklerini söyleyen şüpheliler, cesedini de dere yatağına attıklarını anlattı. Selçuklu ilçesine bağlı merkeze 50 kilometre uzaklıkta bulunan Tepekent Mahallesi’ndeki Arastoras mevkisinde Göksel Kızıltaş’ın cansız bedeni bulundu. Şüpheliler jandarmadaki sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.  ‘ÖLDÜRMEDEN ÖNCE EVDE BİRLİKTE ÇAY İÇMİŞLER’Şüphelilerin kardeşini öldürmeden önce evlerine gelerek annesinin demlediği çayı içtiğini belirten Üzeyir Kızıltaş, olayla ilgili şunları söyledi: “Akşam eve Göksel’in arkadaşı Durmuş Karacoğlu geliyor. Durmuş, Göksel’i kucaklamış. İşaret diliyle Göksel’e, ‘çoktandır görüşmüyoruz sen büyümüşsün’ demiş. O sırada evde bulunan anneme ‘biz kahveye çay içmeye gidelim’ diyorlar. Annem de ‘ben size burada çay koyayım’ demiş. ‘Yok’ diyorlar. ‘Biz orada bir çay içip, gezip geleceğiz’ diyorlar. Annem de ‘o zaman çabuk dönün’ demiş. Onlar da işaret diliyle yarım saat sonra döneceklerini söylemiş. Döndüklerinde bu sefer yanlarında Mehmet Atay ile birlikte eve gelmişler. Annemin demlediği çayı içmişler. Ondan sonra biz bir daha çarşıya gideceğiz diyorlar. Annem de göndermemek için baya bir ısrar etmiş. ‘Sabah işe gideceksin kalkamazsın, senin iş yerinden paranı keserler’ demiş. Şüpheliler de ‘hemen gidip geleceğiz Göksel’i getireceğiz’ diyorlar. Biraz vakit geçtikten sonra annem Göksel’i aramış ancak telefona cevap veren olmamış. Sonra zaman ilerleyince bana haber verildi bende jandarmaya haber verdim. Şüpheliler ilk ifadelerinde Göksel’e mahallenin merkezinde arabadan indirdiklerini bir daha kendisini görmediklerini söylemişler. Daha sonra da kendilerinin Göksel’i bıraktıktan sonra Göksel’in Karamanlı bir arkadaşıyla başka bir araçla Konya’ya gittiklerini söylemişler. Bizim cinayet gibi bir düşünce aklımızda bile yoktu. Çünkü bu ailelerle aramızda bir husumet yok. Bizim aklımızda Göksel gençtir, Konya’ya gitmiştir belki sabah çıkıp gelir diye düşüncesi vardı. Karamanlı o çocuğu da bulduk. O da bize, ‘benim Göksel’in kaybolmasıyla bir alakam yok’ dedi. Şüphelilerden Mehmet Atay’ın babası ve amcası bize defalarca çocuğu buldunuz mu? diye sordular. Bulamadık Göksel yok, dedim. Bizi hep farklı yerlere yönlendirdiler, Zaten bu şüphelilerin geçmişi de çok temiz değilmiş. Yaralama, kavga gibi olaylara karışmışlar. Arkadaşları da bunların çok kötü insanlar olduğunu söylediler bize.”‘BENİ KURTARIN BİLE DİYEMEDİ’Kardeşinin bir çocuk kadar masum olduğunu belirten Kızıltaş, “Cinayetten sonra Mehmet ve Durmuş başka bir arabayla evin yanına geliyor. Burada 12-13 dakika oyalanıyorlar. Buda kamera kayıtlarına yansımış. ya görgü tanığı olan annemi öldürmeye geldiler yada evde para olduğunu biliyorlar parayı almaya geldiler. Göksel kimseye zarar verecek, bir insan değil. Onun kimseye bir borcu yok. Göksel bir çocuk kadar masum. Göksel savunmasız bir çocuk. ‘Ağabey, anne, baba beni kurtarın’ bile diyemeyecek bir çocuktu. Göğüs bölgesinde kurusıkı tabanca mermisi izleri vardı. Bıçaklanma yaraları vardı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Savunmasız, Allah katında ve milletin gözünde bu çocuk şehit olarak gözüküyor. Kötülüğü bile bilmeyen bir çocuktu. Göksel kan kaybından öldü. Belki hastaneye getirselerdi Göksel hayatta olacaktı. Saklamak yerine bunu yapabilirlerdi. Adaletin yerini bulmasını en yüksek cezayı almalarını istiyoruz. Bunlara yardım eden birileri varsa onlar da bulunsun” diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ ——————Olay yerinden detayŞüphelilerden  detayCesedin çıkartılması _Ağabeyinin mezarı başında dua etmesi Ağabeyinden detay-Ağabeyi röp. 

Haber– Kamera: Tolga YANIK- Mümin KARACA KONYA

=======================

Sosyal mesafeye uyarak özlem giderdiler 

İZMİR’de internet kafelerin açılmasıyla birlikte salonlar müşterilerini ağırlamaya başladı. 98 günün ardından ilk kez hizmet vermeye başlayan işletmeciler de salona gelen oyun düşkünleri de sosyal mesafeye uyarak özlem giderdi.Kademeli olarak başlayan normalleşme sürecinde ilk olarak kafeler, restoranlar ve alışveriş merkezleri açıldı. Bugünden itibaren sinema ve tiyatro salonları, düğün salonları, internet kafeler ve elektronik oyun salonları açılıyor. Sabah saatlerinden itibaren müşterilerini ağırlamaya başlayan İzmir’deki bir internet kafe işletmecisi Cem Çete, kapalı kaldıkları 98 günün ardından hizmet vermenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Zorlu bir süreci geride bıraktıklarını ifade eden Çete, önlemlere uyacaklarını belirterek “Koronavirüs nedeniyle dükkanlarımız 98 gündür kapalıydı. Tek geçim kaynağımız bu olduğu için zor bir süreçti. Açılmasına seviniyoruz. Ama müşterilerimizin sağlığı önemli. Mümkün olduğu kadar müşterilerimizin sağlığı için özen gösteriyoruz. Kovid-19 ile mücadele kapsamında belirlenen 14 kurala uygun olarak hizmet vereceğiz” dedi. Salonda sosyal mesafe kuralına uygun oturma düzeni belirlediklerini söyleyen Çete şöyle konuştu: ” Ateş kontrolünü yaptığımız müşterilerimiz dezenfektan ile ellerini temizledikten sonra masalara geçiyor. Toplamda 55 masamız var. Bugün yüzde 50 çalışıyoruz yani 22 masamıza müşteri kabul edeceğiz. Bugün sabah saatlerinden itibaren müşterilerin ilgisi ile karşılaştık. Gençler internet kafeleri özlemiş, sabahın 7-7 buçuğunda telefonum çaldı.”ÖZLEM GİDERİP OYUN OYNADILARİnternet kafeyi çok özlediğini anlatan Feyyaz Küçük (31) de şunları söyledi: “Özel sektörde çalışıyorum. Bugün izin günüm. Normalde akşam 5-6 gibi paydos ediyoruz ve genelde akşam saatlerinde arkadaşlarımızla vakit geçirmek için buraya geliyoruz. Güzel bir dostluk kurduk. Hem oyun oynuyor hem de güzel vakit geçiriyoruz. Salgın nedeniyle herkes kadar biz de endişe taşıyoruz ancak maskelerinizi takarak ve ellerimize dezenfekte ederek buradayız. Eskisi gibi rahat değiliz ama elimizden geldiğince önlem alıyoruz. Her akşam geliyorum. Bundan sonra yine her akşam gelmeye devam edeceğim çünkü bütün gün İş stresi taşıyorum stresimi burada atacağım. Sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle birçok yer kapalıydı akşamları da yapacak bir şey bulamıyorum. Internet kafeler açılınca buradaki arkadaşlarımı da özledim. Özlem giderip oyun oynamaya devam edeceğiz.”

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Salondan genel ve Detay görüntü,Cem Çete ile ilk röp.Feyyaz Küçük ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ- Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

========================

SMA hastası çocuğu olan anneden genetik çalışmalar için imza kampanyası HATAY’ın İskenderun ilçesinde Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastası 14 aylık bebeği olan Meltem Akkaya (27), hastalığın tedavisi için Türkiye’de genetik çalışmaların ilerletilmesi amacıyla imza kampanyası başlattı.İskenderun’da 14 ay önce ilk bebeği Yiğit’i dünyaya götüren ev kadını Meltem Akkaya, bebeğini rutin doktor kontrolüne götürdüğünde SMA Tip 1 teşhisi konuldu. SMA hakkında araştırmalar yapan Akkaya, hastalığın tedavisi için Türkiye’de genetik çalışma yapılmadığını öğrendi.Genetik çalışmaların hızlandırılması için sosyal medyada imza kampanyası başlatan Akkaya, “Çocuklarımız elimizden akıp gitsin istemiyoruz. Bu hastalığa kapılan çocuklarımız en fazla 3 yaşına kadar yaşıyorlarmış. Adana’da aşılar yaptırıyoruz. Avrupa’da gen tedavisi yapılıyormuş. Bu çalışmaların Türkiye’de de yapılmasını istiyoruz çünkü çok sayıda aile bu konuda iyi haber bekliyor” diye konuştu.TEK DOZ İLAÇ 2,1 MİLYON DOLARAkkaya, imza kampanyasında şu görüşlere yer verdi:

“Oğlumun hayatına bir imza atanların yüreğine sağlık. 24 Mayıs 2019 yılında yurt dışında onaylanan bir gen terapisi ilacı dünyada çok yeni bir tedavi. İlaç, hastalığa sebep olan eksik geni tamamlamaya yönelik bir tedavide bulunuyor. Tek dozluk gen terapi ilacı 2 yaş altındaki bebeklere veriliyor. Ancak, fiyatı 2.1 milyon dolar. Yani normal bir ailenin karşılayamayacağı kadar pahalı. Şu anda ABD, Japonya, Çek Cumhuriyeti, İsrail gibi ülkelerde kullanılıyor. Bu hastalık çok zor bir hastalık. Bir umudumuz daha varsa buna da ulaşmak istiyoruz. Bu ilacı ne kadar kısa sürede alırlarsa bebeklerimiz için o kadar iyi olacak. Sizlerin desteğiyle bunu başarmak istiyoruz. Siz de bu çemberi genişletip çocuklarımıza umut olur musunuz?”

Kaynak: DHA

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
500.865

VAKA

404.727

İYİLEŞME

13.746

ÖLÜM

96.138

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
63.409.415

VAKA

40.738.453

İYİLEŞME

1.471.553

ÖLÜM

22.670.962

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için  veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Kent16'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kent16'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.