Haber Detayı
26 Şubat 2020 - Çarşamba 18:39
 
Adnan Oktarʹın kediciğinden şok açıklama: Yayına çıkacakların iç çamaşırı giymesini istemiyordu
MAGAZİN Haberi
Adnan Oktarʹın kediciğinden şok açıklama: Yayına çıkacakların iç çamaşırı giymesini istemiyordu

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik açılan davanın 57. duruşması etkinlik pişmanlık hükmünden yararlanan tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başladı. Etkin pişmanlıktan yararlanan Ayça Pars örgüt yapısını anlattı. Pars, Adnan Oktarʹın kendilerine ʹBana itaat eden Allahʹa itaat eder dediğini, sorgulanmayacağını söylediğini, mini etek giyilmesini istediği gibi birçok detayı savunmasında ifade etti.İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesiʹnce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları karşısındaki duruşma salonlarında görülen davaya etkin pişmanlık hükmünden yararlanan 9 tutuksuz sanık ve taraf avukatları katıldı. Örgütün kapatılan televizyon kanalı A9 TVʹnin reji sorumlusu sanık Ayça Pars örgütün yapısını anlattı. ʹBANA İTAAT EDEN ALLAHʹA İTAAT EDERʹ Örgütten ayrılmak isteyenlere karşı örgütün yaptığı faaliyetleri anlatan Ayça Pars, ʹOktar dağılmaya karşı iki kavram sundu. Birincisi Kuranʹdandı ʹBiz hak cemaatiz, bu yüzden bana itaat etmek zorundasınız. Bana itaat eden Allahʹa, Peygamberʹe itaat eder. Bana ihanet eden Allahʹa peygambere ihanet ederʹ dedi. Bu şekilde örgütlenmeye başladılar. Biz de inandık. İkinci kavram ise münafık kavramıdır. Kuranʹdaki münafık kavramını göstererek ayrılan herkese münafık damgası vurdu. ʹÖrgütten ayrılan herkes münafıktırʹ dedi. Bugüne kadar örgütün bu halde olması ve hala böyle devam etmesinin en önemli sebebi bu iki kavramdır.ʹ dedi. ʹBACILAR VE KARDEŞLER GRUBU KURULDUʹ Oktarʹın hiyerarşik bir yapı oluşturduğunu ifade eden Pars, ʹ5. ve 6. gruptakiler örgüte karşı gelenlerdi. Birinci grup tebliğ grubuydu. 2000 yılı sonrasında gruplar çok karıştı. Erkek kız ayrımı diye gruplar oluştu, ʹBacılarʹ ve ʹKardeşlerʹ grubunu oluşturdu. Bizim kardeşler grubuyla görüşmemizi yasakladı. İzinli birkaç kişi zaruri işlerde telefonla görüşebiliyordu. Bunlar Oktarʹın emriyle oluyordu. Oktarʹın emri olmadan hiçbir şey yapılmıyordu. İmam bacılar, Oktarʹa rapor veriyordu.ʹ şeklinde konuştu. ʹOKTARʹDAN HABERSİZ SAÇIMA TOKA BİLE ALAMAMʹ Ayça Pars, savunmasında cemaatin fonu olduğunu ve fonun başında Alev Babuna olduğunu ifade etti. Bacılar isimli kadınlardan oluşan grup üyelerinin tek başına dışarı çıkamayacağını dile getiren Pars, Adnan Oktarʹın emriyle örgüt üyelerinin sadece zorunlu işlerini yapmak için dışarı çıkabildiklerini öne sürdü.Mahkeme Başkanı Mehmet Galip Perk, örgüt üyelerine ait evleri sorunca Pars, ʹAdnan Oktarʹdan habersiz ben saçıma toka bile alamam. Böyle bir ağ vardır. Gayrimenkul almak vesaire böyle bir şey mümkün değil. Tek kişi üzerine ev alınmaz zaten. Adnan Oktar ʹŞunların üzerine ev yapın derʹ onun üzerine ev yapılır. Bizim üzerimize bir araba yapabilirler fakat evi birkaç kişi üzerine yaparlar.ʹ cevabını verdi. ʹMAAŞ KARTLARIMIZ ALEV BABUNAʹDAYDIʹ Pars, Boğaziçi Üniversitesiʹnde Matematik Bölümü okuduğunu belirterek, ʹ4. sınıfta Adnan Oktarʹın emriyle okulu bıraktım. Bizim toplumla bağımızı koparmaya çalışıyorlardı. Okulu bıraktığımı aileme söyleyemedim, ömürleri boyunca beni okutmuşlardı. Aslında çok parlak bir öğrenciydim. Örgütsel faaliyetlere girdim. Sadece tercümeler ve araştırmalar yaptım. Maddi gelir sağlamak için çeşitli işe girdim, maaş kartım Alev Babunaʹdaydı. Maaşımı Alev Babuna alıyordu. Herkesin kartı Babunaʹdaydı. Son zamanlarda kartları Pelin Akçalı almaya başladı.ʹdedi. ʹÖNCE ʹADNANʹ SONRA ʹAŞKIMʹ DEMEMİZİ İSTEDİʹ Örgüte 1989 yılında girdiğini belirten Pars, ʹBizim eskiden kıyafetlerimizin renkleri bile sayılıydı. Çekici olmayalım, hatlarımız belli olmasın, diye erkek gömlekleri giyerdik. Oktarʹın talimatıyla kadınlar bu hale geldi. Adnan Oktarʹa yönelik yapılan danslar vesaire çıplaklıktan öte müstehcendi. Sebebi Oktarʹın ilgi odağı olarak gösterilmek istenmesiydi. Biz eskiden ʹhocamʹ diyorduk, sonra ʹAdnanʹ dememizi istedi. En son da ʹaşkımʹ demeyen dayak yiyordu. Zoraki bir şekilde herkesi alıştırdı. O pozların yanında ayet paylaşıp da ʹİslamʹda kadın böyle olurʹ demelerini ben kabul edemedim.ʹ dedi. ʹMİRASI ÖRGÜTE KAYDIRMAK İÇİN SAHTE EVLİLİK YAPTILARʹ Adnan Oktarʹla kadınların yazı yoluyla iletişime geçtiğini aktaran Pars, ʹOktar genelde kimseyi dinlemezdi. Bayanlar yazı yazarken mutlaka ʹAşkımʹ ya da ʹSevgilimʹ kelimesini kullanmak zorundadır. Eğer yazmazlarsa Oktar, ʹNeden böyle soğuk mektup yazıyorsunʹ diye kızardı.ʹ dedi. Pars savunmasında Oktarʹın imam nikahı olan herkesin boşanmasını istediğini belirterek ʹÇeşitli durumlardan dolayı ailesinden kopartılan kişiler örgüttekilerle evlendirildiler. Bunlar hiçbir şekilde bir araya gelmediler. Tamamen kağıt üstünde bir evlilikti. Mirasını ailesine kaptırmayıp örgüte kaydırmak için böyle bir şey yaptılar. Gerçekçi olması için suni düğün fotoğrafları çekildi. Normalde göz göze gelmesi gerekiyorken fotoğraflarda birbirlerinin alınlarına bakıyorlardı. Telefon görüşmesi bile aralarında yasaktıʹ şeklinde konuştu. ʹERKEKLER SİLAHLA NÖBET TUTARDIʹ Pars savunmasını şu şekilde sürdürdü: ʹHem bayanlarda hem de erkeklerde düzenli nöbet sistemi vardır. Dragosʹtaki villada Adnan Oktar uyurken dışarıdan gelen gruplar nöbet tutarlardı. Erkeklerde ʹNöbetçi kardeşʹ diye bir tabir vardır. Silahlı olarak nöbet tutarlardı. Mutlaka silahlı bir kardeş olurdu. Silahlı olan kişi orayı terk edemezdi. OPERASYON OLACAK DİYE BİLGİSAYARLARA FORMAT ATTILAR Bilgisayarlara format atılmasını da anlatan Pars, ʹSerap Akıncıoğlu tüm bilgisayar işlerini yapan kişiydi, hatta Seda Bozkurt adını kullanır. Ara ara operasyon olacak diye haber geliyordu bize ve formatlar atıldı. Önemli kişiler hard-disklerini tamamen değiştiriyordu. Herkesin bilgisayarını dolaşarak arka plan temizliği yapıldı. Örgütteki kişilerin ailelerine genelde cinsel içerikli iftiralar atılıp küçük düşürülürdü. Aileler çocuklarını görmek istiyordu ama örgüt izin vermiyordu. Adnan Oktar ailelerine hakaret ettiriyordu çocuklarınaʹ dedi. ʹOKTAR NE DERSE O OLURʹ Pars televizyon programlarıyla ilgili ise şunları dile getirdi: ʹOktar bazı kişiler için yayında bacaklarını açarak oturmasını ya da iç çamaşırı giymemesini istedi. Belli bir tarihten sonra bayanlar yayına çıkmamaya başladı. Hiç kimseyi göstermediğim için bayanlar o şekilde duruyorlardı. Örgüt içerisinde tüm mal varlığı Adnan Oktarʹın kontrolündeydi. Kim saçını hangi renge boyattı, ne yaptı hepsi kurallıdır. Evde kimin kalacağını söyleyen Oktarʹdır. O ne derse o olur.ʹ ʹBEN DEVLETE SIĞINDIMʹ Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp tahliye olunca örgüt mensuplarının kendine baskı yaptığını iddia eden Pars, ʹDevlet bu örgütün yakasındayken örgüt bunları yapabiliyorsa mahkeme bittiğinde ne olacak ben bilmiyorum. Ben devlete sığındım, devletin beni korumasını istiyorum.ʹ diye konuştu. ʹCEZAEVİNDE ÖZGÜR HİSSETTİMʹ Örgütün kendilerine çok baskı yaptığını ifade eden Pars sözlerini şu şekilde sonlandırdı: ʹCezaevine girince kendimi özgür hissettim. Orada bir sistem yoktu, beni arayan yoktu. Çok rahattı. Orası gerçekten rahattı. Daha önce kaldığımız yerde sürekli bir baskı, tehdit vardı. Cezaevine girince ailemde ilk görüşmemle bana bir avukat bulun ʹBen etkin pişmanlıktan yararlanacağımʹ. Cahil diyeceğiniz bir kesimden gelmedim. Bunun örnek olması için her şeyi tüm samimiyetimle anlattım. Beraatımı talep ediyorum.ʹDuruşma sanık savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Adnan, Oktarʹın, kediciğinden, şok, açıklama:, Yayına, çıkacakların, iç, çamaşırı, giymesini, istemiyordu,
Yorumlar
Haber Yazılımı