Haber Detayı
07 Temmuz 2019 - Pazar 19:01
 
Türk bankacılık sektörü Moodyʹs raporunu yalanlıyor
EKONOMİ Haberi
Türk bankacılık sektörü Moodyʹs raporunu yalanlıyor

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moodyʹsʹin hafta başında duyurduğu Türk bankacılık sektörüne ilişkin negatif değerlendirmeye karşın sektör, söz konusu değerlendirmenin tersine işaret eden sağlam finansal rasyolarıyla dikkati çekiyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemde Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü alanlarında yayımladığı raporlar ve kredi notları, ekonomik temellerden uzak olabiliyor. Küresel finans krizinin yaşandığı 2008 yılında kredi derecelendirme kuruluşlarının, iflas eden işletmelere iflaslarından hemen önce yüksek not vermeleri ve ülke krizlerini öngörmede yetersiz kalmaları, bu kuruluşların güvenilirlikleri konusunda çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmişti. Son 10 yıllık süreçte hem yurt içinde hem de dışında kredi derecelendirme kuruluşları, raporlarında subjektif oldukları ve haksız not indirimleri yaptıkları gerekçesiyle çeşitli eleştirilerin odağında oldu. Moodyʹs, Eylül 2008ʹde iflas eden Lehman Brothers için 17 Temmuz 2008ʹde düşük kredi riski barındıran şirket anlamına gelen ve yatırım yapılabilir ˮA2ˮ kredi notu, 2008 yılı sonlarına doğru da 180 milyar dolarlık kurtarma operasyonuna mecbur kalan AIG sigorta firması için 15 Eylül 2008ʹde yine ˮA2ˮ notu vermişti. Bankacılık sektörü hem stratejik hem de lokomotif
Hafta başında Türk bankalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Moodyʹs, Türkiyeʹde zayıflayan ekonominin; takipteki kredilerdeki artış, kredi büyümesindeki yavaşlama ile bankacılık karlarını olumsuz etkilemeyi sürdüreceğini belirtmişti. Moodyʹs, sektörün görünümünü ise negatifte bırakmıştı. Türk bankacılık sektörü, Moodyʹs değerlendirmesinin tersine işaret eden sağlam finansal rasyolarıyla dikkati çekiyor. 2001 krizinden sonra alınan önlemlerle güçlü bir yapıya kavuşan Türk bankacılık sektörü, ülke ekonomisinin hem stratejik hem de lokomotif alanlarının başında geliyor. Sektörün, özellikle güçlü sermaye yapısı, aktif kalitesi, tecrübeli insan kaynağı ve teknolojik gelişimi bu alanda Avrupa bankacılık sektörü ile yakın finansal rasyolara sahip olmasını sağlıyor. Türk bankacılık sektörünün NPL oranı yüzde 5ʹin altında 
Geçen yılın dördüncü ve bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda ekonominin daralmasıyla firmaların ve hanehalkının borç geri ödemelerinde kısmi zorluklar yaşandığı görüldü. Bu durum, bankaların tahsili gecikmiş alacaklarının kredilere oranında (NPL/non-performing loan) sert yükselişleri beraberinde getirebileceği yorumlarına neden olmuştu. Geçen yılın eylül ve aralık döneminde bankacılık sektörünün NPL rasyosu sırasıyla yüzde 3,22 ve yüzde 3,87 olarak gerçekleşti. Bankacılık sektörünün NPL oranı, bu yılın mart ayında yüzde 4,04 iken, mayıs itibarıyla sınırlı yükselişle yüzde 4,18ʹe çıktı. Bankaların tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek oranda karşılık ayırması ve firmalardan teminat alması, negatif izlemeye alınan firmaların halihazırda faaliyetlerini sürdürmesi ve ister firma ister hanehalkı olsun borç ödeme kabiliyetlerinin olması, NPL oranlarındaki ciddi artışları engelliyor. Analistler, bankacılık sektörünün geçmiş yıllardaki tecrübeleri dikkate alındığında yüzde 5ʹin altında seyreden NPL oranlarının risk oluşturmadığını belirtiyor. AB bankacılık sektörünün NPL oranı yüzde 3,1
Avrupaʹda açıklanan öncü göstergeler Avro Bölgesiʹnde de ekonomilerin yavaşladığına işaret ederken, gelişmiş ülke merkez bankaları faiz indirimi ve parasal genişleme açıklamaları ile sözlü yönlendirme yapıyor. Avrupa bankacılık sektöründe NPL rasyosu, bu yılın mart sonu itibarıyla yüzde 3,1 düzeyinde bulunuyor. Avrupa bankacılık kurumlarının 2019 ilk çeyrek verilerine göre, 2016ʹda bu oran yüzde 5,2ʹnin üzerinde, 2017ʹde 4,3 ve 2018ʹde 3,5 düzeyinde bulunuyordu. Özellikle 2008 finans krizinin izlerinin devam ettiği Yunanistanʹda, bankacılık sektöründe NPL oranı yüzde 41,4 ile yüksek seviyesini koruyor. ABʹde ülke bazında bankacılık sektörü NPL oranları incelendiğinde, Portekizʹde yüzde 9,6, İtalyaʹda yüzde 8,3, Bulgaristanʹda yüzde 8,1, Slovenya ve Hırvatistanʹda yüzde 6,3, Macaristanʹda da yüzde 5,9 seviyesinde bulunuyor. ABʹnin lokomotif ülkelerinden Almanya ve İngiltereʹde bankacılık sektörü NPL oranı yüzde 1,3 iken, bu oran Fransaʹda 2,7 ve İspanyaʹda yüzde 3,6 düzeyinde seyrediyor. Türkiye, hanehalkı borçluluğu en düşük ülkeler arasında
Türkiyeʹde hanehalkı borcunun milli gelire oranı, son 5 yılda düşüş eğilimini sürdürerek geçen yılın sonunda yüzde 14,8ʹe geriledi. Türkiye, bu oranla G20 ülkeleri içinde hanehalkı borçluluğu en düşük ülkeler arasında yerini aldı. İsviçre, geçen yılın sonundaki yüzde 128,7 ile hanehalkı borçluluğu en yüksek ülkelerin başında geldi. İsviçreʹyi, yüzde 120,3 ile Avustralya, yüzde 115 ile Danimarka, yüzde 102 ile Hollanda ve yüzde 100,7 ile Kanada takip etti. Hanehalkı borçluluğu İngiltereʹde yüzde 87,1, ABDʹde yüzde 76,3, Fransaʹda yüzde 60,1, Almanyaʹda yüzde 52,9 ve İtalyaʹda yüzde 40,3 seviyesinde bulunuyor. Gelişmekte olan ülke gruplarına bakıldığında ise Güney Kore, yüzde 97,7 ile yüksek hanehalkı borçluluğu ile dikkati çekiyor. Güney Afrikaʹda bu oran yüzde 33,6, Brezilyaʹda yüzde 28,2, Rusyaʹda yüzde 17,2, Endonezyaʹda yüzde 17 ve Hindistanʹda yüzde 11,3 oldu. Türkiyeʹde hanehalkı borçluluğunun düşük olması, NPL oranının artış yönündeki baskısını azaltıyor. Türk bankacılık sektörünün sermaye yapısı güçlü
Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu (SYR) dünyada kabul görmüş yüzde 8ʹin oldukça üzerinde, yüzde 17,07 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar bu oran yıl içinde değişen riskler ve bankaların kendi varlık değişimlerine göre güncellense de SYRʹnin yüksek olması, bankaların sağlıklı olduğu yönünde yorumlanıyor. Çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu da (CET1 Ratio) Avrupaʹda bankacılık otoritelerinin baktığı bir diğer parametre... Türk bankacılık sektörünün çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu, AB ortalamasıyla ve ülkeler bazında karşılaştırıldığında aslında sektörün güçlü sermaye yapısını koruduğu ortaya çıkıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından mayısta açıklanan verilere göre, Türkiyeʹdeki bankaların çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 12,9 düzeyinde bulunuyor. Bu oran, mart verilerine göre ABʹde yüzde 14,7 ile Türkiye ortalamasının bir miktar üzerinde seyrediyor. Ülkeler bazında bakıldığında ise İtalyaʹda yüzde 13, Portekizʹde yüzde 13,4, Fransaʹda yüzde 14,3 ile Türkiye ortalamasıyla paralel bir seyir izliyor. Kaynak: AA
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Türk, bankacılık, sektörü, Moodyʹs, raporunu, yalanlıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı