• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Bursa 28° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • ÖĞLE'YE 13:14

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI

KURT’ULUŞUN YOLU

Kurtuluş yolu olarak biz Türk töresine bağlı kalmayı, töre üzere yaşayıp son nefese kadar Töreli olmayı telkin ederek elçilik vazifemizi devam ettirmeye gayret edeceğiz. Parolamızı şu şekilde belirledik : ''Kurt'un yolu Kurtuluşu getirir.''

Her birey ve her toplum kendi kurtuluşunu istemekte bu yolda çaba göstermekte kaderi, yaşamı, gelişen şartlar ve durumlarla her saniye savaşmaktadır. Örneğin hastalığa yakalanan bir bireyin vücudu o hastalığı atmak için savaştığı gibi bireyin kendisi de ilaçlar ve doğal yollarla bir an evvel iyileşmek maksadı gütmektedir. Toplumlar da kurtuluşu ve daha refah içerisinde yaşayıp mutlu bir hayat sürmek isteğinde olduğu için gerek ekonomi gerek siyasi gerek sosyal yaşamları için savaşmaktadır. Atsız Bey Türk Ülküsü makalesinde şu sözlere değinir;

‘’ Dünya bir çarpışma alanıdır. Yaratıcı kuvvet, dünyayı bir çarpışma düzeni içinde yaratmış, yaratılanlar çarpışma düzeni içinde yaşayıp bugüne erişmişlerdir.

Bunun, neden, niçin böyle olduğu hakkındaki yüksek felsefi düşünceleri bir yana bırakıp gerçeği olduğu gibi kabul edersek, çarpışmaya hazır bulunmanın en hayati prensip olduğu sonucuna kendiliğinden varırız.’’

İçgüdüsel olarak tetik halde yaşayan ve bu içgüdüyle son nefesini veren hemen her canlı yaradılıştaki çarpışma düzenini kabul etmeyi reddetse bile bu içgüdüyle yaşar ve ölür.

Henüz tende can varken ise gerek hayalleri gerek tutumları gerek hayatı içerisinde gelişen her durumla fikren, ruhen ve madden savaşmak zorunda kalmış yahut seve seve savaşmıştır.

Bu örneği milletler çapında ele aldığımızda tarihsel süreçte görüyoruz ki her çağda ve her toplumda barış dönemleri savaşa hazırlık ile geçmiş ve tarihin yüzde 90’lık bölümü savaşlarla geçmiştir.

Savaşa hazırlık sadece teçhizat düzenlemekle, bedeni kondisyon olarak üst seviyelere çıkartıp bu düzende tutmakla olmaz. Manevi yönden güçsüz bireyler savaş alanlarını ilk terk edecek kişilerdir. Kas gücünden daha önemli olan güç imandır. Bilektense yürek daha önemlidir. Birey kendisini her an gelecek tehlikeye veya yaklaşmakta olduğunu düşündüğü gerçeğe ruhen, fikren ve bedenen hazır tutmalıdır.

Yaşadığımız coğrafya incelendiğinde, farkına varıldığında savaşın bu topraklarda bir kader olduğu gerçeği kabul edilmeli ve olası durumlara hazırlık yapılmalıdır.

Az önce de belirttiğimiz gibi savaşa sadece madden hazırlanmak saçmalıktır. Manevi güç maddeden her zaman üstündür. İman(inanç) dolu kalpler her zaman bedene üstün gelmiştir. Çanakkale de olduğu gibi.

Bizim bu konuyu açmakta ki isteğimize gelince; ‘’ Aile güçlü olursa millet güçlü olur. Millet güçlü olursa Devlet güçlü olur.’’ İşte bu yüzden öğretmenlerimiz öğrencilerini yeteneklerinin ve bölümlerinin gereğince en üst düzeyde yetiştirmeli, gençlerimiz mesleklerini seçerken mecburiyetten değil severek ve işinde en üst noktayı hedefleyerek eğitimlerine devam etmeli, mühendislerimiz, mimarlarımız ve ismini saymaktansa genelleme yapmanın daha doğru olduğu kanaatinde olduğumu tüm meslek gurupları işlerinde en üst seviyede bilgi, birikimlere erişmeli ve isimleriyle gelecek kuşaklara örnek olmalıdır.

Örneklendirelim; Eğer sosyal, kültürel, ekonomisi üstün, diplomaside güçlü bir devletin savaş durumuna gelmesi diğer güçsüz devletlere nazaran daha düşüktür. Çünkü güçlü devletler caydırıcı bir unsurdur. Eğer toplum güçlü olursa milletin gücü devlete yansırsa, devlet güçlü olacak ve caydırıcı güç olarak savaş sahasına gitmeden savaşı kazanacaktır. Zaferler bazen savaşmadan da gerçekleşebilir.

Ne kadar güçlü olunsa da savaşmak mecburiyetine düşüldüğündeyse toplumun her bir ferdi bu savaş içerisinde bulunmak zorundadır. Herkes mermi atmayacak kimisi o mermiyi imal ederken kimisi onu cepheye taşıyacak kimisi yaraları sararken kimisi edebiyat ve hitabetle milleti kurtuluş yoluna sevk edecek, imanları zinde tutacak kimisi bunları gelecek kuşaklara ibret ve tarihi gerçek olarak nakşedecek böylece her birey üstüne düşen görevi üstlenerek kurtuluşa erecektir. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’mızda özgürlüğe yürüdüğümüzde olduğu gibi. Akif’in Çanakkale şiiri, Halide Edip’in yazıları ve söylevleri, Nene Hatun’un cepheye mermi sevki, Hasan Tahsin’in şehadete yürüyüşüne kadar ki yazıları, Koca Seyid’in imanla topu sırtlanması, Başbuğ Atatürk’ün kurtuluş yolunu göstermesi ve önderlik etmesinde olduğu gibi (Allah bir daha yaşatmasın) bir kurtuluş mücadelesine daha girecek olursak örnekleri ibretle okumalı bu duruma düşmemek içinde kurtuluş yolumuzu doğru çizmeli ve bu kutlu yolda ilerlemeliyiz.

Bunun için Başbuğ Atatürk’ün şu sözü kulaklarımızda olmalı bize yol göstermelidir. ‘’ Vatanını en çok seven bulunduğu görevi en iyi yapandır.’’

Bizce milliyetçilik ‘’ Boş olan bir odanın lambasını kapatmak devlet hazinesini, tüyü bitmemiş yavruların hakkını korumaktır.’’

Kurtuluş yolu olarak biz Türk töresine bağlı kalmayı, töre üzere yaşayıp son nefese kadar Töreli olmayı telkin ederek elçilik vazifemizi devam ettirmeye gayret edeceğiz.

Kurt’uluşun yolu başlığı Türkçe dil kuralları yönünden kesme işaretiyle ayrılmamalı farkındayız fakat dikkat çekici olsun istedik. Çünkü yazının sonuna geldiğimizde Kurt’un yolu Kurtuluşu getirir parolasında bu başlığı seçmemiz aşikar olmuştur.

Bu düşüncelerle yetişecek Türk nesillerinin aileyi, milleti ve devleti kurtuluş yoluna sokacağı ümidiyle yazımızı noktalıyoruz. Esen kalın.

4 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Hızlı Yorum Yap

4 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
203.456

VAKA

178.278

İYİLEŞME

5.186

ÖLÜM

25.178

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
11.080.529

VAKA

5.875.999

İYİLEŞME

525.209

ÖLÜM

5.204.530

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için  veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Kent16'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kent16'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.