• Kent16
  • BURSA
  • ÖZEL BİR DERS VERMEK BOYNUMUZUN BORCU OLSUN…

ÖZEL BİR DERS VERMEK BOYNUMUZUN BORCU OLSUN…

Milliyetçi Hareket Partisi 13.Olağan Kongrelerin başlamasıyla Bursa’da ilçe kongrelerine katılan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Divan Başkanlığı yaptığı Osmangazi İlçe Kongresinde gündemle alakalı bilgiler verdi.

Büyükataman yaptığı konuşmasında

“Aziz Dava Arkadaşlarım,
Muhterem Hemşehrilerim,
Basınımızın Mümtaz Temsilcileri,
Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyor, Osmangazi İlçe Kongremize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Bizleri burada buluşturan Cenab-ı Allah’a hamd ederken,
Öncelikle siz değerli Ülküdaşlarıma Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin selam ve muhabbetlerini iletmek istiyorum.

Değerli Dava Arkadaşlarım,
Partimizin “13. Olağan Büyük Kurultay” süreci “İstiklal için birlik, istikbal için dirlik… Kazanan Türkiye olacak.” şiarıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluşa giden yolda attığı “ilk adım”a mülhem 9 Ağustos günü Samsun’un “İlkadım” ilçesinden başlamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılına giden bu son dönemeçte Türk milletinin güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisine ihtiyaç duyduğu bir gerçektir. Hareketimiz güçlüyse Türkiye güçlüdür, Hareketimiz güçlüyse Türk milleti güvendedir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak üstlendiğimiz sorumluluk büyüktür, kutludur, bir o kadar da ağırdır.
Büyük Türk milletinin yükselişi ve mazlum milletlerin kurtuluşu Türk’ün dünyaya nizam verme ülküsü ile mümkündür.
Türkiye’nin yeniden küresel güç olacağına Milliyetçi Hareket’in inancı tamdır ve Partimiz tüm çalışmalarını bu doğrultuda gerçekleştirmektedir.

Değerli Dava Arkadaşlarım,
Cumhur İttifakı 15 Temmuz 2016 gecesi aziz Türk milletinin vicdanında doğdu, fiilen kuruldu.
7 Ağustos 2016’da yapılan “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”yle imrenilecek ruhunu kazandı.
Bu ruh sayesinde, Türkiye’nin önü açıldı, belirsizliklerin koyu sisi dağıtıldı.
Bu ruh sayesinde, Türkiye düşmanlarına karşı müstesna bir iradeyle çok sağlam ve aşılmaz bir cephe kuruldu.
15 Temmuz, Türkiye’nin miladıydı, yeniden doğumuydu, yeni bir diriliş destanıydı, böyle inandık, bu kararla hareket ettik.
Terör örgütlerine, emperyalist odaklara, döviz çetelerine, sermaye şebekelerine, muhasım çevrelere karşı el ele verdik, güç birliği ve gaye birliği yaptık.

Suriye yanıyordu, Irak ağır sorunlara mahkûmdu, Kafkaslar buhrandaydı, Balkanlar bunalımdaydı, deniz ve kara sınırlarımız mütecaviz baskılara maruzdu.

ABD etrafımızı mayınlıyor, AB içimizi karıştırıyor, bazı Körfez ülkeleri sabrımızı test ediyordu.
Ayrı düşemezdik, hesabi davranamazdık, Türkiye’yi heba edemezdik.
Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben demeliydik.
Konu vatansa, konu milletse, konu istiklal ve bekaysa, nefsimize tutsak olamazdık, egolarımıza yenik düşemezdik; az kazandım, çok kaybettim çetelesi tutamazdık.

İman varsa imkân var dedik; iman ve irade varsa ihanet sonuç alamayacak inancıyla kenetlendik; Cumhur İttifakı’nın fikriyatıyla kucaklaştık.

Tehditleri gördük, yeni bir hükümet sistemine acilen istek ve ihtiyaç olduğuna karar verdik.
Tehlikeleri okuduk, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde uzlaştık.

Emperyalizmin biçtiği kefeni yırtacak inanmışlık Cumhur İttifakı’dır.
Cumhur İttifakı, 2023’ün güçlü Türkiye’sini şekillendirecek ve tarihin akışını değiştirecektir.

Değerli Dava Arkadaşlarım,
Yanı başımızda sözde terör devleti hayali kuranlar, ilk büyük adımı sözde kantonların birleştirilmesi ile atarken Cumhur İttifakı olarak bunların hayallerini “Fırat Kalkanı”, “Zeytin Dalı” ve “Barış Pınarı Harekâtları”yla kâbusa çevirdik.
Büyük Türk milleti, Türkiye’nin teröre karşı haklı, hukuki ve meşru harekâtına tam bir birlik içerisinde destek verirken Suriye’deki Türk varlığını sorgulayanlar, herkesten önce içimizdeki malum zihniyet olmuştur.
“Suriye’de ne işimiz var?” diyenlerin oluşturduğu “Savaşa hayır.” koalisyonu, memleket hayrına olan her faaliyetin önünde set oluşturan zillet ittifakından başkası değildir.

Türkiye’nin başarı ile gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlar sonucunda terörizme bel bağlayanlar, terör örgütleriyle ihanet mesaisine girenler deşifre olmuşlar, yakayı ele vermişlerdir.
Türklüğün ve Türkiye’nin düşmanları karadan yedikleri darbelerin intikamını almak için bu sefer denizden saldırıya geçmekte, mavi vatan üzerindeki haklarımıza tecavüze kalkışmaktadır.
Dün Çanakkale’ye Türk’ü yok etmeye gelen yedi iklimin, bugün Akdeniz’de karşımıza dikildiği gerçeği ile karşı karşıyayız.
Yüz yıl önce Sevr’e boyun eğmemiz için Anadolu’yu istila emri alan kokuşmuş Yunan anlayışı, bugün tekrar küresel emperyalizmin tetikçiliğine heves etmektedir.

Türkiye’yi Akdeniz’den çıkarmaya, Anadolu coğrafyasına kıstırmaya ve sıkıştırmaya hiçbir ülkenin gücü yetmeyecektir.
Nasıl ki 780 bin km2lik kara parçamızın tek bir taşından taviz vermiyorsak 460 bin km2lik mavi vatanımızın da tek bir damlasından vazgeçmemiz söz konusu olmayacaktır.
Türk milleti korsan ve düşman niyetleri yeri gelirse nefesiyle, yeri gelirse kanıyla, canıyla bertaraf edecektir.
Değerli Dava Arkadaşlarım,
Terör örgütü uzantıları Meclis’e girdi diye davul zurna ile eğlence düzenleyenler, pilav dağıtanlar; Türk milletinin helvasını pişirmek için fırsat kollamaktadır.

PKK’dan medet umanların, PKK’nın siyasi temsilcilerine alan açanların, bunlarla seçim ittifakı yapanların Türk milletine verebileceği bir şey yoktur. Bunlar sadece yıkımdan yanadır, yok oluştan medet umarlar. Ancak evelallah kendileri yok olmaya mahkûmdur.
Terör örgütünden emir alan Belediye Başkanlarının yerine kayyım atandığında HDP’den önce bunların sesi yükselir. Terör yuvaları bombalanırken ilk ağıtı bunlar yakar. Kahraman Mehmetçik “İstikamet Kızılelma!” diye haykırdığında, “Türk devleti Suriye’de işgalci.” diyerek yabancı “dostlarına” destek olurlar.
Bunlar, okyanus ötesinin hain planlarında bir gelecek arar, ABD’nin demokrasimize edeceği müdahaleyi hoşgörüyle karşılarlar.
Joe Biden’ın itiraf niteliğindeki “Ben, Tayyip Erdoğan’ı darbe ile değil, muhalif liderlere destek vererek seçimle değiştireceğim.” sözleri, ABD’nin 15 Temmuz hain darbe girişimi ve postmodern denilenler de dahil olmak üzere darbelerdeki rolünü göstermektedir.

Ülkücü-Milliyetçi Hareket başta olmak üzere Türk milletinde derin yaralar açan 12 Eylül askerî darbesinin başarılı olduğunu 1970’li yıllarda CIA’nin Türkiye Şefi olan Paul Henze, ABD Başkanı Jimmy Carter’a “Bizim çocuklar başardı.” diye haber vermişti.
Parçaları birleştirdiğimizde akıllara Kılıçdaroğlu’nun “Önümüzdeki ilk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız.” sözleri gelmektedir.

Evet, 1980’de sizin çocuklar kazandı, memleketin temiz çocukları taş medreselerde işkencelere maruz kaldı. İşkencelerle birlikte çok dersler de çıkarttık. Çıkarttığımız derslerin bir özetini 15 Temmuz gecesi, gayrimeşru çocukları üzerinden ABD’ye sunduk. Bu özet, yeterli dersi vermediyse “özel bir ders” vermek boynumuzun borcu olsun.
Değerli Dava Arkadaşlarım,
Türkiye, çok yönlü bir beka ve millî kalkınma mücadelesi verirken Partimize ve Sayın Genel Başkanımıza yönelik sistemli saldırıların hız kazandığını görmekteyiz. Meşrebi ve bağlı olduğu odaklar belli olan kiralık kalemler; kin, nefret, düşmanlık mürekkebiyle yazılar yazmaktadır.

TV’lerde, sosyal medya yayınlarında atılan iftiraların bir hududu bulunmamaktadır. Şahsi temennilerini kulis bilgisi olarak sunmak suretiyle camiamıza yönelik manipülasyon yapanlar; art niyetleri, yirmi dört saat geçmeden açığa çıktığı hâlde özür dilemek yerine utanmadan yeni iftiralar atmaktadırlar.
Yasal altyapısı bulunmayan anket şirketlerinin her gün bir başka kaos senaryosu çizmesi artık vaka-i adiyedir. Aziz milletimizin Sayın Genel Başkanımıza ve Partimize göstermiş olduğu büyük teveccüh ortada iken Partimizi baraj tartışmalarının içine çekmeye çalışanların gayesi, siyaseti kurgulama çabasından başka bir şey değildir.

FETÖ’nün siyasete müdahalesinin merkezinde Milliyetçi Hareket Partisini toplum nezdinde itibarsızlaştırmak vardır. Bu sebeple tüm iftiraların, manipülasyonların hedefinde Sayın Genel Başkanımız ve Partimiz bulunmaktadır. Sayın Genel Başkanımızın yanındaki duruşunuz sayesinde bunu bir türlü başaramayan FETÖ’nün yeni partilere bel bağladığını görmekteyiz.
Siyasetteki malum uzantılarından yeterince verim alamayan FETÖ, isimleri dahi okyanus ötesince belirlenen eski piyonları; süsleyip püsleyerek, allayıp pullayarak sahaya sürmüştür.
Biri dış politikada Türkiye’yi yalnızlaştıran, diğeri ekonomiyi IMF’ye teslim etmeyi bir reçete olarak sunan iki yeni partiye ilk destek; IMF heyetiyle otel lobilerinde kulis yapan, Türk askerine kurşun sıkanların sözcülüğünü üstlenen CHP’den gelmiştir.

Türkiye’nin ekonomisini çökertmek için düzenlenen saldırılar hız kesmemektedir. Son iki yılda Türkiye’ye dönük beş kez kur saldırısı düzenlenmiştir. Alınan tedbirlerle bu saldırılar bertaraf edilse de ekonomik tetikçiler boş durmamıştır, durmayacaktır.
Yabancıların son bir ayda 1,4 milyar dolar değerindeki hisse senedi ve tahvili satarak Türkiye’den çıkması ekonomimiz üzerindeki saldırıların boyutunu ve sürekliliğini göstermektedir.

Türk ekonomisine ve Türkiye’ye yönelik operasyonlarla ekonomik kriz hedefleyenler; sosyal çalkantı, siyasi kaos ve ardından darbe senaryosunu sahneye koymuşlardır. Tarih boyunca uygulanan strateji hep böyle olmuştur.
Bütün bu oyunlar, senaryolar milletimizin feraseti ve sağduyusu ile inşallah her zaman bertaraf edilecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak siyasetteki kirlenmenin bilincindeyiz. Türkiye sevdasından azade olmuş Zillet İttifakı’nın nasıl bir sapma ve savrulma yaşadığını görmekte ve bunun da Türk siyasetinin aleyhine bir durum olduğunu bilmekteyiz.
Bu itibarla Türkiye’nin ve siyasi hayatımızın üzerindeki kâbus bulutlarının dağıtılması için; Siyasi Partiler ve Seçim Kanunlarında düzenlemeler yapılması, Siyasi Etik Kanunu’nun çıkarılması, TBMM İç Tüzüğü’nün yeni baştan gözden geçirilmesi, Milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili toplumsal beklentilerin karşılanması, kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlarla ilgili kanuni düzenlemelerin süratle gerçekleştirilmesi yeni dönemde önceliklerimiz arasında yer alacaktır.

Ekseni kaymış siyasi partilerin Türkiye’yi uçuruma çekme hazırlığına kimsenin kuşkusu olmasın ki müsaade edilmeyecektir.

Değerli Dava Arkadaşlarım,

“İstiklal için birlik, istikbal için dirlik… Kazanan Türkiye olacak.” şiarıyla 2023’e giden yolda Milliyetçi Hareket’in yönetim kadrolarının belirlendiği kongrelerimizin Türk milletine, Türk milletinin dirilişini bekleyen, dualarından Türk milletini eksik etmeyen gönül coğrafyalarımıza hayırlar getirmesini yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

Bu vesileyle Başbuğ’umuz Alparslan Türkeş’i ve Ülkücü Şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
Zorlu salgın sürecinde bir araya geldiğimiz bu nezih ortamı hazırlayan yöneticilerimize ve kongremizi şereflendiren siz değerli dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.

Ne mutlu, Türk’üm diyene! ” Dedi.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
370.832

VAKA

320.762

İYİLEŞME

10.099

ÖLÜM

50.070

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
44.708.172

VAKA

30.130.418

İYİLEŞME

1.177.077

ÖLÜM

14.577.754

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için  veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Kent16'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kent16'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.