06 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 24.571.264 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 04:11
Bursa 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
DOLAR

8,2845$%0.12

EURO

10,0099%-0.07

GRAM ALTIN

482,28%0,01

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%0,13

BİST100

1.427,73%0.54

BİTCOİN

466453฿%-1.47247

a

SEN BİR AY’DIN

Sıklıkla kullanılan ve birçok insanın dudaklarından dökülen bir cümle var: “Kendini sevmeyen başkasını da sevemez, önce sen kendini seveceksin ki etrafına da sevgi verebilesin.” Hatırladın değil mi?

ad826x90
ad826x90

Sıklıkla kullanılan ve birçok insanın dudaklarından dökülen bir cümle var:

“Kendini sevmeyen başkasını da sevemez, önce sen kendini seveceksin ki etrafına da sevgi verebilesin.”

Hatırladın değil mi?

Belki sen de pek çok kez kullandın ya da sana da pek çok kez söylendi.

ad826x90

Ama bu cümle benim için, kişinin dünyaya geldiği andan şu ana kadar sevmeyi, sevilmeyi, değer vermeyi, değer görmeyi sağlıklı bir şekilde öğrenmiş olması durumunu ifade ediyor.

Gel seninle benim bu fikrin günceli olarak gördüğüm haline farklı pencereden bakıp beyin fırtınası yaparak bir karşılaştırma yapalım.
Güncel düşünce şöyle:

“Kişi, kendini sevmeyi, kendine değer vermeyi, ona verilen sevgiyle ve değerle ilişkilendirir.”

Yani ben başkalarını sevebilmek için öncelikle içine doğduğum aile tarafından sevilmeliyim ki kendimi sevmeyi öğreneyim.

Zira doğduğu evde sevgisiz, ilgisiz büyütülen; susturulan, bastırılan insanların; kendilerine hiçbir güzelliği hak görmedikleri, değerli hissetmeye yabancı oldukları çok açık bir gerçek artık.
Bu sebeple ikinci görüş akla çok daha uygun geliyor bana.

Düşünsene; küçücük bir bebek olarak doğduğun andan itibaren seni büyütenlerin ilgisi, ihtiyaçlarına cevap verme şekli, ses tonu, yaklaşımlarının tamamı senin zihninde kendi değerini belirleyen bağlantılar kuruyor.

Sana gösterilen sevgiyle sen de ilk defa kendini sevmeyi öğreniyorsun.

“Bana sevgi gösteriyorlar, benimle ilgileniyorlar, demek ki ben sevilmeye değerim.” diyor zihnin.

Takdir görmek, emeklerinin alkışlanması, herhangi bir koşuldan bağımsız olarak senin sen olduğun için sevilmen kendini değerli hissetmeni sağlar.

Bununla birlikte karşı aktarım olarak sen de takdir ettiğin insanlara bunu göstermeyi, emekleri alkışlamayı, insanları koşullara bağlı olmaksızın sevmeyi başarır hale gelirsin.

ad826x90

Fakat, aman dikkat! “Sen harikasın, çok özelsin, kimse senin gibi olamaz.” gibi aşırı sevgi, ilgi ve değer gösterilmesinin de kişi üzerinde en az sevgisizlik, ilgisizlik, değersizlik kadar olumsuz etkileri olduğunu unutmamakta fayda var.

Çünkü böyle şişirilmiş bir sevgiyle büyütülen bireylerin de kendini toplumun diğer bireylerinden daha değerli görmesi, narsistik özellikler göstermesi kaçınılmaz oluyor.

Sağlıklı olan sevgiyi ve değeri çocukluğunda almış olanlardansan, işte o zaman başkalarına da sevgi vermen olağan hale geliyor.
Güneş ve Ay arasındaki bağlantı gibi düşünebilirsin aslında.

Güneş’i ailen olarak düşün, Ay ise sensin.

Ay nasıl Güneş’ten aldığı ışıkları yansıtırsa,

Sen de ailenden aldığın sevgiyi saçabilirsin etrafına.

Hep bulutlar kapattıysa Güneş’i, aydınlanamadıysan sevginin ışığıyla nasıl parlayacaksın ki başkalarına?

Sevmeyi sevilmeyi, değer vermeyi değer görmeyi ailende öğrenememiş olabilirsin.

Bu senin suçun değil… Aslında bu kimsenin suçu değil.

O yüzden kızmayı, başkalarını sorumlu tutmayı bırak ve Ay’ın karanlık kalan yüzü olmaktan vazgeç.

Dönüp bak bakalım senin varlığına anlam veren insanlara, dostlarına, arkadaşlarına, etrafına…

Sana sevmeyi öğretecek ne çok an’la dolu bu dünya…

Bir parkta oynayan çocukları gör mesela,

Yavrusunu besleyen köpeği gör,

Aynı asansörde sana gülümseyen insanı gör,

Projene yardım edeni gör,

Notlarını seninle paylaşanı gör,

Pencerenin önüne koyduğun ekmek kırıntısını alan kuşu gör,

Yaptığın küçücük bir iyiliğin yarattığı gülümsemeyi gör,

Bakmayı bildiğin her yerde sana sevgiyi öğretecek bir şey göreceksin.

Hem senden daha iyi kim bilebilir ki sevginin yokluğuyla varlığının kıyasını…

Evet, sen bir Ay’dın; evet, karanlıkta kaldın.

Ama öğrendin ki ışığı yansıtmak için her zaman edilgen olmak gerekmezmiş.

O yüzden varlığınla öyle bir Güneş ol ki,

Bundan sonra hiçbir Ay karanlıkta kalmasın…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

PARTİZANLIK VİRÜSÜ (2)

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.