Yazı Detayı
20 Mart 2019 - Çarşamba 16:11
 
HASTA VE YAKINLARI LABORATUVAR TESTLERİNDE HAZIRLIK AŞAMASINDA NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
BURSAHED (Bursa Aile Hekimleri Derneği)
 
 

Laboratuvar tetkikleri tıbbi kararların verilmesinde 70 kadar etkili olmaktadır ve tıbbi kayıtların 94’u laboratuvar verileridir. Hekim hastanın geliş şikayetini öğrenip sorguladıktan sonra fizik muayenesini yapar ve genellikle aklına olası tanılar gelir, yani çeşitli hastalıklardan bir ya da bir kaçının olma ihtimali kafasında soru işareti olarak oluşur.  Bu durumda laboratuvar tetkiklerine başvurur, amacı kesin tanıyı koymaktır. Tetkiklerin bazıları hangi hastalığın olabileceği bazıları da hangisinin olamayacağı yönünde bulmacanın parçaları gibi fikir verir.

 

Laboratuvar testlerinin önemli bir bölümünü oluşturan Tıbbi Biyokimya testleri hekimlerin en sık başvurduğu araçların başında gelmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi tanı konulmasına destek olmak dışında, hangi tedavinin seçileceği, verilen tedavinin etkili olup olmadığı, tedaviye bağlı yan etki gelişip gelişmediği ve hastalığın nasıl seyrettiği, sıklıkla biyokimyasal testlerle takip edilir. Kan, idrar, beyin omurilik sıvısı ve dışkı en sık çalışılan örneklerdir.

 

Laboratuvar süreçleri ve işlemleri doğaları gereği hataya açık alanlardır. Laboratuarların hatalı sonuç vermemeleri için yapılması gerekenler en başta hata kaynaklarına yönelik standartların oluşturulması ve bunların doğrulukla uygulanmasıdır. Laboratuvar süreçleri ve hataları başlıca üç aşamada incelenmektedir: Ölçüm öncesi (pre-analitik), ölçüm (analitik) ve ölçüm sonrası (post-analitik). Laboratuvar hatalarının en az 50’si ölçüm öncesi dönemde, yani test çalışmak için gereken örneğin doğru zamanda, doğru kişiden doğru şekilde alınması ve doğru teknikle hazırlanarak saklanıp laboratuvara ulaştırılana kadar geçen aşamada gerçekleşmektedir. İlginç olarak, ilerleyen teknoloji sayesinde günümüzde ölçüme bağlı hataları oranı diğerlerine göre daha azdır. Bunda laboratuvarların devamlı surette yaptığı çeşitli kalite kontrol çalışmalarını katkısı da önemlidir. Bilgisayar ve barkodlama sistemlerinin kullanıldığı bilgi işletim sistemleri sayesinde de ölçüm sonrası aşamaya ait hataların en aza indirilmesi için uğraşılmaktadır.

 

Tıbbi karalarda bu kadar önemli rol oynayan laboratuvar sonuçlarının en az hatayla elde edilmesi için sağlık çalışanları yanında hasta ve yakınlarına da önemli sorumluluk düşmektedir. Çünkü ölçüm öncesi dönemde rol oynayan kişilerden biri de hastanın kendisidir. Hasta örnek vermeden önce gerekli kurallara uymalı ve hazırlıkları yapmalıdır. Örneğin açlık kanı alınması gerekiyorsa yaklaşık olarak akşam saat 22:00’den itibaren su hariç bir şey yiyip içmemeli, 8-12 saat açlık sonrasında kanını vermelidir. Sigara zaten kullanılmaması gereken bir maddedir ama bu dönemde kesinlikle kullanılmamalıdır. Kan vermeden önce 15 dakika olabildiğince sakin bir şekilde dinlenmelidir. Özellikle aksi belirtilmediyse veya akut hastalık tablosu nedeniyle tetkik istenmiyorsa kişiler her zamanki beslenme ve hareket (spor) alışkanlıklarını devam ettirmelidirler. Örneğin kan yağları ölçülecek olan hasta, bir hafta yağ ve beslenme kısıtlaması yaparak kan vermeye gelirse hekimi de kendini de kandırmış olur. ‘Akut’ olarak tanımladığımız kimi durumlar kişinin her zamanki/gerçek durumunu yansıtmayacağı için değerlendirmede hataya neden olacaktır. Gribal enfeksiyon geçirmek, spor yapma alışkanlığı olmaksızın yakın zamanda maç yapmak veya gezi amacıyla 5-6 saat yürümek bu durumlara örnek olarak verilebilir. Kişinin son 2-3 günde alkol alması veya uzun süreli yolculuklar da bazı maddelerin kan düzeylerinin değişmesine neden olabilmektedir.

 

Özet olarak:

-             Test için açlık gerekiyorsa kurallara uyun (örneğin kesinlikle sigara içmeyin)

-             Bazı kan testlerinde açlık gerekmese de ideal olarak 8-12 saatlik açlıktan sonra sabah 8-10 arasında ve en az 15 dakika dinlenmiş halde kan örneğinizi verin. Bazı testlerin kan ve idrar düzeyleri gün içerisinde anlamalı düzeyde değişiklik gösterir. Örneğin sabah ile öğleden sonra kanınızdaki trigliserid düzeyi 25, demir düzeyi 35 ve ALT55 farklı çıkabilir. Eğer durum acil değilse ertesi sabah ideal koşullarda kan vermeyi tercih edin.

-             İlaç kullanıyorsanız test için kesip kesmemeniz gerektiğini doktorunuza sorun.

-             Süreli (örneğin 24 saatlik idrar ya da 3 günlük dışkı) örnek toplamak gibi işlemlerde uyarılara uyun, saklama koşullarını (sıcaklık, koruyucu madde vs) yerine getirin.

-             Örneği verirken veya teslim ederken kimlik doğrulaması yapılmasını temin edin, etiket veya barkod üzerinde hastanın ismi olduğundan emin olun.

-             Uyamadığınız kural varsa saklamayın bildirin, yoksa gereksiz yere ek testlere ve girişimlere maruz kalabilirsiniz.

-             Sağlık çalışanları ile uyum halinde hazırlanan hasta örnekleri daha doğru test sonuçları elde edilmesinde çok önemlidir ve bu aşamada hastalara da önemli sorumluluk düşmektedir. Bu açıdan bakıldığında çıkan laboratuvar sonucu, tetkiki isteyen hekim, hasta ve laboratuvarın ortak ürünüdür. Verilebilecek yanlış kararlar mevcut hastalığın tanısının konulmamasına veya gerçekte var olmayan sağlık sorunları nedeniyle hasta ve hekim için ek ve gereksiz uğraşlara ve maliyete neden olabilecektir ki bu ülkemiz ekonomisi açısından da ayrıca önemlidir.

 

Sonuç olarak hekimler ve laboratuvar çalışanları halkımızın sağlığı için emek sarf etmektedirler ve halkımızın bir parçasıdırlar. Her meslekte bulunabilecek istisnalar dışında işini hakkıyla yapan sağlık çalışanları halkımızdan gereken desteği ve saygıyı ne yazık ki görmemektedir, zaman zaman sözlü ve fiili şiddete maruz kalmaktadır. Bu tür teşebbüs sahipleri veya onlara karşı çıkmayan, hatta internet ortamında vs. destekleyen insanlar için temenni edebileceğim tek şey çocuklarının veya en yakınlarının günün birinde başta doktor olmak üzere sağlık çalışanı olmasıdır.

Esenlikle kalın.

Prof. Dr. Emre SARANDÖL

 
Etiketler: HASTA, VE, YAKINLARI, LABORATUVAR, TESTLERİNDE, HAZIRLIK, AŞAMASINDA, , NELERE, DİKKAT, ETMELİDİR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı