Yazı Detayı
01 Mart 2019 - Cuma 11:04
 
İDEOLOGYAMIZ: TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜ
Ahmet Alperen CENGİZ
[email protected]
 
 

İnsanı, cinsi tanımlamadan toplumsal ‘’insan’’ tanımına en uygun hale getiren unsurlardan biride bir amacının olmasıdır. Bu amaç ferdi ve şahsi olmaktan ziyade toplumsal gaye gütmek, daha edebi tabirle bir dert ile dertlenmektir. Şahsi çıkarların olmadığı, maddesel kazancın elde edilmediği, kendinden ziyade diğerlerinin düşünüldüğü amaç, kişiyi ‘’toplumsal insan’’ tanımlamasına en uygun hale getirmeye çalışır.

 

İdeolojimiz Büyük Türkiye’yi amaçlayan, özgürlüğü elinden alınan Türklerin hürriyetine kavuşmasıyla devam ederek tüm Türkleri tek bir çatı, tek bir bayrak altında toplamak, hemen ardından İslâm âlemini sömürü ellerden, kapitalist ve emperyalist zümrelerden kurtarmak olan Türk-İslam Ülküsüdür.

 

Türk-İslam ideologyası sıralı amaçlardan oluşan, aynı zamanda kişinin ahlaki, iktisadi ve sosyal davranışlarını da şekillendirir. Yani yalnız bir siyasal cereyan değil aynı zamanda insanın karakteristik özelliklerini belirlemekle beraber sosyolojik bir mefhumdur.

 

Milletimizin kimliğinde onu tanımlayan iki kelime vardır: Türklük ve İslâmiyet…

 

İşte fikir sistemimizin inşası bu iki temele üzerinde gelişim göstermiştir. Varlık âlemindeki yaşayışımızın adı Türklüktür. Türk kültürünü korumak ve tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek gayemizdir. Tüm Türkleri özgürlüğüne kavuşturmak, iktisadi, sosyal ve insani refaha ulaştırmak ülkülerimizin arasındadır. Turancılık, ülkü sahamızın ana temalarından biridir. Türk milletinin asırlardır çektiği özlem ve aralarında duvar gibi örülen sınırların ortadan kalkması ise en büyük hayalimizdir.

 

İslâmiyet Türklerin milli dini olmuştur. Öncelikle bireysel olarak, sonra topluluklar, en sonunda da kitlesel ve devletsel olarak Müslüman olan Türkler, İslam dinini çok iyi benimsemiş, İslam yönetimi içerisinde aktif bir rol oynamıştır. İnandığımız dinin toplumsal emirlerini (gaza ve cihat, nizam-ı âlem ve İ’lây-ı Kelimatullah) yerine getirmeyi tarih boyunca başarmış bulunmaktatır.

 

Türk-İslam ülküsü: Türklüğün gurur ve şuurunu, İslâm ahlak ve faziletiyle bütünleştirip bunu bir yaşam felsefesi, bir inanış düsturu haline getirmesidir. Hz. Hasan’ın, Türk milletine ettiği duanın, kabul görmesinin farz-ı sorumluluğunu taşımak, bu uğurda düşünce dünyasını geliştirmektir. Arvasi Hoca’nın tabiri ile ‘’Türk Milletini iki cihanda kurtuluşa erdirme’’ davasıdır. İdeolojimiz yalnız dünyevi ve maddi hususları değil, ahiri ve manevi olguları da taşımaktadır. Türkeş’in Türk Milletini davet ettiği ‘’Ben sizi sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye değil, hak yoluna, hakikat yoluna, Allah yoluna çağırıyorum.’’ Diyerek ise güncelin siyasi konularına uyarak değil, davanın perspektifi ile günceli değerlendirme gayesidir.

 

Türk-İslam ülküsü bir rejim taraftarlığı yapmaz. Yaşanılan dönemin siyasi ve sosyal şartları içerisinde, davanın temel fikirlerine aykırı gelmeyen, o dönem içerisinde milletin refahını ve huzurunu arttıracak her yönetim sistemini kabul ve makul görür.

 

Bilim ve teknik alanında herkese elini uzatan ve herkesten gereken bilgiyi almayı öngörür lakin ahlaki ve kültürel olarak kendi harsını yaşatmayı emreder, devşirilmeyi başkalaşmayı reddeder.

 

Türk-İslam Ülkücüsünün milliyetçilik anlayışı ‘’İslâm’ın sınırları içerisinde sınırsız milliyetçiliktir.’’ Milliyetçiliği kuru bir üstünlük taslama gayesi görmekten öte Türk milletini ilimde ve teknikte, siyasal ve sosyal alanda geliştirmek ve ileriye götürmektir. Milliyetçiliği realist bir çerçevede gelişir, içi boş romantik sözleri reddeder. Turancılık, vazgeçilmez ideallerinden biri olan Türk-İslam ülküsünün İslami itikadı ise ehl-i sünnet ve’l cemaattir. Müslümanlığını Hanefi-Maturîdi itikadınca yaşar ve İslamiyet’i yaşayış biçimi hoşgörü, adalet ve gazâdır. Allah’ın son peygamberi ve sevgilisi olan Hz. Muhammed’e duyduğu sevgi ve bağlılık tüm varlıkların üstünde, güttüğü idealler ise yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak üzeredir.  Türk-İslam Ülkücüleri Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri’nin bu yüzyıldaki talebeleridir. Hoca Ahmet Yesevi’nin Alp-Erenlerindendir. Kimi zaman Alp olur yiğitçe, kimi zaman Eren olur hoşgörü ile…

 

Velhasıl Türk-İslam Ülkücüleri; Anadolu’nun garip çocuklarıdır.

 

 
Etiketler: İDEOLOGYAMIZ:, TÜRK-İSLAM, ÜLKÜSÜ,
Yorumlar
Haber Yazılımı