Yazı Detayı
19 Ekim 2017 - Perşembe 19:29
 
MEĞER BÖLÜCÜLÜKMÜŞ
 
 

26 Aralık 1984 günü . Kırcaali’ye 30 km. mesafede olan Killi bölgesindeki meydan tıklım tıklım dolu. Göğe yükselen tek bir ses: “Biz Türk’üz- Türk öleceğiz"” O anlarda askerler ateş açmaya başlar. “Kan- kan akıyor Fatma abla"” Bu haykırış ile irkilen kadın sağını solunu yoklar ama kendinde her hangi yara yoktur. Kan kucağındaki 17 aylık Türkan bebekten gelmektedir…   Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın- “Türk’üm demek en tabi hakkındır ama Türkçülük yapmak hakkın değildir. Çünkü bunlar bölücülüktür.” Sözlerini duyunca aklıma ilk Türkan bebeğin annesi geldi. Ne hti acaba? Bulgaristan’daki 1984!1989 yılları arasında süren soykırım dönemi boyunca  Türklüğünde ısrar eden herkes Türkçülük ile suçlanmıştı. Aynı 3 Mayıs 1944 günkü Türkçülük davasında yargılananlar gibi. Ve o gün suçlananlar ne htiyse Bulgaristan’daki Türkler de aynı vaziyetteydi. Nejat Sancar savunmasında şu ifadeleri kullanıyordu: “Türk’ü sevdim- seveceğim. Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış- felaketler varmış- hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş. Hepsi kabul"”   Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin babası olarak isimlendirdiği Ziya Gökalp- Türkçülüğü- “Türkçülük- Türk milletini yükseltme” olarak tanımlar. Türkçülük - Türklüğün harekete geçmiş halidir. Türk milletinin öz varlığını yaşayıp - yaşatması -refah ve gelişmişlik düzeyini artırması çabası ile toprağına fidan diken de Türkçüdür - çocuklara okuma!yazma öğreten de - vatanın sınırını bekleyen de.    Türkçülüğü sadece kendi siyasi ideolojilerine karşıt bir fikir olarak tanımlayanlar altında yatan özü göremiyorlar. Görseler - Atatürk’ün neden - “Türkçülük öyle şerefli bir bayraktır ki: O'nu vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk'ün ilk ve milli vazifesidir." dediğini anlar- Türk devletinin bu temel üzerine kurulmuş ve yükselmiş olduğunu kavrarlardı. Bazılarının bu kavramı anlayamadıkları/anlamak istemedikleri - !Atatürk’ün vefatından altı sene sonra yaşanan! 3 Mayıs 1944 günkü mahkemeden bellidir.  Türkçülere işkence eden/ettiren zihniyet - Türklüğü sevmeyi ve onun için gayret etmeyi yine Türk evlatlarına suç olarak istinat etmiştir. Bahsi geçen işkencelere maruz kalmış Alparslan Türkeş tarafından kurulan MHP’ne mensup Ülkücüler bağlı bulundukları Türkçülük davası yolunda binlerce mensubunu şehit vermiştir.  Sadece Türkiye’de değil; Yugoslavya’da Yücelciler- Türkçülük yaptıkları için idam edilmişler- Doğu Türkistan’da yüzbinlerce insan Türklüklerine sahip çıktıkları için öldürülmüşler - Sovyetler Birliğinde keza aynı - Bulgaristan’da da… Yunanistan’da merhum Sadık Ahmet de Yunan mahkemesinde aynı sebeple itham edilmişti. Rahmetli - "Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise- burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk‘üm ve öyle kalacağım. " sözlerini boşa söylememişti…   1989 yılında Bulgaristan’dan vatanıma göç ederken dokuz yaşında Türk olan her şeyi ilk kez yaşayacak olmanın heyecanını yaşıyordum. Ve bu duyguyu hayatımın her evresine taşıdım. Siyaset olarak değil- nefes almak gibi görmüştüm. Meğer bölücülükmüş… 

 
Etiketler: MEĞER, BÖLÜCÜLÜKMÜŞ,
Yorumlar
Haber Yazılımı