Yazı Detayı
10 Mayıs 2019 - Cuma 10:00
 
TÜRKÇE
KENT16 TÜRK'ÜN SESİ
[email protected]
 
 

‘’Başka hiçbir dil bilmeden sizi Adriyatik’ten Çin Seddine kadar götürebilecek tek dil vardır o da ‘TÜRKÇE’dir.’’ Oktay SİNANOĞLU

 

Değerli hocamız Oktay Sinanoğlu’na rahmet dileyerek bu sayıda ki yazımıza geçmek istedik. Ne kadar doğru bir tespit yaptığı ortadadır. 13 Mayıs Türk Dil Bayramı olarak ülkemizde kutlanmaktadır. Karamanoğlu Mehmet Bey (rahmet olsun) Konya şehrini Karamanoğulları Beyliğine kattıktan sonra tarihe geçecek fermanını yayınlar ;

‘’ Şimden gerü hiç gimesne divanda, dergahda, bergahda ve dahı her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye ‘’

Günümüz Türkçesiyle ; ‘’Bu günden sonra hiç kimse divanda, dergâhta, barigâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil konuşmayacak. ‘’

Türkçe yaklaşık altı asır boyunca ; ses, biçim ve söz varlığı bakımından son derece durudur. Dönem Türkçesinin özellikleri Göktürk, Uygur ve Karahanlı metinlerinde görülmektedir. İlk yazılı eserlerimiz olan Göktürk Metinleri  ‘’ Orhun Kitabeleri’’ , ‘’Altun Yaruk, Irk Bitig, Sekiz Yükmek ‘’ gibi Uygur Metinleri, Divan-ı Lügat-it Türk, Kutadgu Bilig, Atabetü’l Hakayık, Divan-ı Hikmet Karahanlı Metinlerindendir.

Yazılı eserlerimizden önce ‘’karanlık dönem’’ diye tabir ettiğimiz dönemde Türkçe bildiğimiz kadarıyla saf haliyle yazılı döneme kadar aktarılmıştır. Savaşlar, göçler, sınır komşulukları, alış-verişlerle birlikte dilde de etkileşimler olmuştur. Peyami Safa’nın ‘’ Bir milleti yok etmek isterseniz askeri istilaya lüzum yoktur ; tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını yozlaştırmak kafidir.’’ Sözünün ne kadar doğru olduğunu ‘’özellikle’’ son on yılda iyice anlamış olduk. Oktay Sinanoğlu hocamızın ‘’ BYE BYE TÜRKÇE’’ isimli kitabını okuyanlar bu sözü daha iyi kavramış olacaklardır. Geçtiğimiz sayıda bahsettiğimiz ‘’ Yabancıya Hayranlık’’ son on yılda iyice türedi. Bu türeyişin başlangıcı yine dil ile oldu. Yeni kuşağın bu özentiliğine esnafımızda çanak tuttu. Hemen hemen işlek caddelerin tamamında ‘’yabancı’’ isimli tabelalar, müşteri çekmek için yabancı markalardan işletme ismi alınması, milletimizin Avrupai(!) olma çabalarını ve maalesef dilde esarete kapıldığımızın göstergesi..

Bundan yaklaşık sekiz yüzyıl önce 13 Mayıs 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanının sebebi ne kadarda doğruymuş değil mi !

Yazılarımızı takip edenler sürekli yabancıya hayranlığın sakıncalarını, milletimizin dilini ve ananelerini, töresini tutmasını telkin etmemizi belki yobazlık olarak nitelendireceklerdir. Şeref duyarız ! Bunun sebebini çok basit ifade edelim ;

Tarih sahnesine çıktığımız günden bu yana dünya milletlerine örnek olan, dünya tarihini yazdıran şanlı atalarımız her milletten üstün olmayı ‘’Diline, Töresine’’ bağlılığıyla sağlamıştır.  Ne zaman töresini bıraksa yıldızı sönmüş ne zaman töresine bağlı kalsa yıldızı parlamıştır. Öz benliğini korumasını, töresine, diline sahip çıkması gerektiğini telkin etmekle elçilik vazifemizi yerine getirmekteyiz.

Okurlarımıza Türkolog, şair, yazar Hüseyin Nihal Atsız Hoca’nın Dokuz ilkesiyle yol göstermek ümidiyle..

  1. Türkçüyüz
  2. Arınmış Türkçeciyiz
  3. Yasacıyız
  4. Toplumcuyuz
  5. Milli Gelenekçiyiz
  6. Şuurlu demokrasiye taraftarız
  7. Ahlakçıyız
  8. Bilimciyiz
  9. Teknikçiyiz

 

 

 

 

 

 
Etiketler: TÜRKÇE,
Yorumlar
Haber Yazılımı