Alparslan Kuytul'un talimatı: Koray Sarısaçlı 7 milyon dolarlık senet imzalattı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasında Koray Sarısaçlı, Alparslan Kuytul'un talimatıyla kaçırıldığını ve zorla senet imzalatıldığını iddia etti. Bu durum, örgütün iç yüzünü gözler önüne serdi.
12 Dk Okunma Süresi Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturmada Koray Sarısaçlı’nın farklı tarihlerde verdiği ifadeler, örgütün iç yüzüne dair birbirini tamamlayan ağır tabloyu ortaya koydu. Sarısaçlı; kaçırılıp günlerce alıkonulduğunu, elektroşok ve darpla yaklaşık 30 senet doldurup toplam 6-7 milyon dolar yazmaya zorlandığını, ailesiyle tehdit edildiğini, Furkan yapılanmasını aklayan videolar çekmeye ve canlı yayına çıkmaya mecbur bırakıldığını anlattı.
Sarısaçlı ayrıca Alparslan Kuytul’un talimatıyla hastane, villa ve deniz evi üzerinde tasarruf yetkisi içeren genel vekalet vermesinin istendiğini, serbest bırakıldıktan sonra dahi dergi ofisine gidip gelerek yapılanmayla birlikte olduğu görüntüsünü vermeye zorlandığını beyan etti. İfadelerde “Hoca Efendi’nin talimatı” sözleriyle aktarılan emir-komuta ilişkisi, baskı ve itaat mekanizmasına dair dikkat çekici bir tablo olduğunu gösterdi.
ADAM KAÇIRMA, İŞKENCE, TEHDİT... Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla ifade veren iş insanı Koray Sarısaçlı’nın ifadeleri, “Alparslan Kuytul Suç Örgütü” olarak bilinen yapılanmaya ilişkin çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Sarısaçlı’nın kaçırılma, işkence ve tehdit, zorla senet imzalatma, malvarlığı üzerinde tasarruf sağlayacak vekalet alma girişimi, ifade içeriğine müdahale, kamu a verilecek mesajların önceden belirlenmesi ve aile bireylerinin baskı unsuru olarak kullanılması beyanları yeni başlayan soruşturmada da önem kazandı. "HOCA EFENDİ'NİN TALİMATI" İfadelerde en dikkat çekici ayrıntı ise Sarısaçlı’nın birçok kritik aşamada kendisine verilen emirlerin Alparslan Kuytul’dan geldiğini beyan etmesi ve bu emirleri aktarırken çevresindeki kişilerin “Hocamız” ve “Hoca Efendi’nin talimatı” ifadelerini kullandıklarını anlatması oldu.
KAÇIRILMA VAKASI: ELEKTROŞOK, DARP VE GÜNLERCE ALIKOYMA Sarısaçlı ilk ifadesinde, 2021 yılının eylül ayında işyerinden çıktıktan sonra maskeli kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini anlattı. Kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurulduğunu, kafasının arkasından ve bileğinden elektrik verildiğini, elleri ve ayakları bağlanarak gözlerinin kapatıldığını söyledi. İnşaat halindeki bir yapının banyosuna benzeyen, zemini toprak bir bölümünde tutulduğunu ileri süren Sarısaçlı, daha sonra başka bir eve götürüldüğünü; tutulduğu iki yerde de şiddete uğradığını ifade etti.
İlk aşamada saldırganların kimliğini tespit edemediğini belirten Sarısaçlı, daha sonraki ifadelerinde bazı kişileri seslerinden veya olay öncesindeki takip iddialarından hareketle teşhis ettiğini belirtti. 9 Kasım 2021 tarihli ifadesinde anlatımını genişleten Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada Yusuf Tapan’ı gördüğünü, Haydar isimli kişinin de kendisinin araca bindirilmesine yardım ettiğini ileri sürdü. Araçta dövüldüğünü ve elektroşoka maruz kaldığını yineledi.
VUKUATLAR BİTMİYOR Olayın mali boyutu açısından en çarpıcı beyanlarından biri, Sarısaçlı’nın alıkonulduğu sırada kendisine zorla senet imzalatıldığı yönündeki ifadesi oldu. 7 MİLYON DOLARLIK SENET İMZALATTILAR Sarısaçlı, yaklaşık 30 ayrı senet imzaladığını, senetlerdeki tutarların dolar cinsinden yine kendisine yazdırıldığını ve toplam miktarın hatırladığı kadarıyla 6-7 milyon doları bulduğunu söyledi. Senetlerdeki diğer yazılar gibi “hamiline” ibaresini de kendisinin yazdığını belirten Sarısaçlı, bunu kendi iradesiyle yapmadığını; itiraz ettiğinde darp edildiğini ve ailesinin zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini belirtti.
Sarısaçlı'nın bu anlatımı, soruşturmada cebir ve tehditle oluşturulduğu ileri sürülen yüksek tutarlı mali belgelerin hangi amaçla kullanılmak istendiği sorusunu gündeme getirdi. NE SÖYLEYECEĞİNE KADAR HER ŞEYE KARIŞTILAR Sarısaçlı'nın sonraki ifadelerine göre baskı yalnızca malvarlığıyla sınırlı kalmadı. Müşteki, kendisini kaçıranların serbest bırakılmadan hemen önce kamu a ne söyleyeceğine kadar müdahale ettiklerini beyan etti.
29 Kasım tarihli ek ifadesinde Sarısaçlı, kendisine “Hocamız Alparslan Kuytul’dan talimat geldi” denildiğini; serbest kaldıktan sonra yapacağı açıklamada olayın Furkan gönüllüleriyle ilgisinin bulunmadığını ve Furkan Vakfı'nın “bu tür işlerle hiçbir ilgisinin olamayacağını” söylemesinin istendiğini anlattı. Bu talimata uymaması halinde annesi, kız kardeşi ve çocuklarının zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini beyan etti. ALPARSLAN KUYTUL TARAFINDAN METİN GÖNDERİLDİ Sarısaçlı’nın anlatımındaki bir başka çarpıcı ayrıntı, kamu a verilecek mesajın yalnızca içeriğinin değil, kaydının da denetlendiği yönündeki ifadesi oldu.
Sarısaçlı, serbest bırakıldıktan sonra Furkan Vakfı üyesi olduğunu söylediği resmi nikahlı eşi Rumeysa Şenay Sarısaçlı’nın evine gittiğini, burada kendisine Alparslan Kuytul tarafından gönderildiği söylenen bir metin verildiğini belirtti. BEĞENMEDİKLERİ VİDEOYU BİR DAHA ÇEKTİRDİLER İddiaya göre hazırlanan açıklama telefonla kayda alındı. Video birilerine gönderildi ancak karşı taraftan “uygun olmadığı” yanıtı gelince çekim tekrarlandı.
Sarısaçlı, aynı metni 3-4 kez yeniden okumak zorunda bırakıldığını ifade etti. Çekimler sürerken İzzet Daş’ın eve geldiğini belirten Sarısaçlı, Daş’ın kendisine “Hoca Efendi’nin talimatı gereği bu akşam ifade vermeye gitmeyeceksin, yarın sabah savcılığa gideceksin” dediğini belirtti. ADLİYE OTOPARKINDA ‘NE SÖYLEYECEKSİN’ TALİMATI İfadelerdeki en ciddi iddialardan biri de adli sürece müdahale edildiği yönünde.
Sarısaçlı, 21 Eylül sabahı Adana Adliyesi'ne götürüldüğünü, burada vakıfla bağlantılı olduğunu söylediği avukatlarla görüştürüldüğünü anlattı. Adliyenin otoparkındaki araçta kendisine videoda ve Cumhuriyet savcısının karşısında neler söylemesi gerektiğinin anlatıldığını öne sürdü. Kendi özel avukatının yanına geldiğini ancak onunla görüşmemesi yönünde önceden talimat aldığı için bunu kabul etmediğini belirten Sarısaçlı, ilk savcılık ifadesini bu baskı ortamında verdiğini söyledi.
Nitekim 9 Kasım 2021’de yeniden savcılığa giden Sarısaçlı, 21 Eylül tarihli ilk ifadesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, “Bu ifademi baskı altında verdim” beyanında bulundu. CANLI YAYINA ÇIKARILDI Sarısaçlı’nın anlatımına göre ifade üzerindeki kontrol savcılık kapısında da sona ermedi. Savcılık ifadesinden çıktıktan sonra adliye önünde İzzet Daş tarafından ikinci bir video kaydının alındığını belirten Sarısaçlı, bu kez savcılığa verdiği ifadeye ilişkin sorular yöneltildiğini söyledi.
Ardından yaralanmaları nedeniyle hastaneye sevk edildiğini, bu süreçte de İzzet Daş’ın sürekli yanında bulunduğunu ifade etti. Aynı günün akşamında ise baskının kamuoyu ayağının devreye sokulduğu kaydedildi. Sarısaçlı, evinden alınarak Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya götürüldüğünü ve İzzet Daş moderatörlüğünde yapılanmaya ait olduğunu söylediği bir YouTube kanalında canlı yayına çıkarıldığını anlattı.
BASKIYA ORADA DA DEVAM ETTİLER Sarısaçlı, canlı yayında da Alparslan Kuytul tarafından verildiğini ileri sürdüğü talimatlar doğrultusunda, kaçırılma olayının vakıf ve tutuklanan vakıf üyeleriyle ilgisinin bulunmadığını söylemek zorunda kaldığını belirtti. Bu iddialar doğruysa, dosyadaki tartışma yalnızca müştekiye yönelik fiziki baskıyla sınırlı değil; olay sonrasında oluşturulacak kamuoyu algısının da örgütlü biçimde yönetilmeye çalışıldığı iddiasını beraberinde getiriyor. ‘NE SÖYLERSE HARFİYEN YERİNE GETİRECEKSİN’ 45 saniyede her şey değişti: 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti İçeriği Görüntüle Sarısaçlı, alıkonulduğu dönemde kendisine serbest bırakıldıktan sonra Alparslan Kuytul'un çağrısına uyacağı ve “ne söylerse harfiyen yerine getireceği” yönünde talimat verildiğini de anlattı.
Nitekim 26 Eylül'de İzzet Daş’ın kendisini arayarak Alparslan Kuytul'u kastettiğini belirttiği “Seni bekliyor” sözünü kullandığını, bunun üzerine Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya gittiğini söyledi. Ertesi gün yeniden çağrıldığını belirten Sarısaçlı, bu görüşmenin ise doğrudan malvarlığına ilişkin olduğunu kaydetti HASTANE, VİLLA VE DENİZ EVİ... Sarısaçlı'nın ifadesine göre Alparslan Kuytul kendisinden, sahip olduğu Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal'daki villa ve Yumurtalık ilçesindeki deniz evi üzerinde her türlü satış ve tasarruf işleminin yapılmasına imkân verecek genel bir vekaletname düzenlemesini istedi.
Sarısaçlı, Kuytul'un kendisine “Sen notere git, ben sana birini göndereceğim” dediğini; 5. Noter'e gittiğinde daha önceden tanımadığı Rıdvan Biçen'in geldiğini ve kendisini Alparslan Kuytul'un gönderdiğini söylediğini belirtti. Malvarlıklarının resmi maliki olan Asuman Sarısaçlı'nın bunun üzerine Biçen'e genel vekalet verdiğini söyleyen Sarısaçlı, daha sonra taşınmazların üçüncü kişilere satışını engellemek amacıyla bu vekaletnamenin azledildiğini ifade etti.






