Gizli Servis'in güvenlik raporu: 83 olay incelendi
ABD Gizli Servisi'nin hazırladığı rapor, güvenlik politikalarının uzun yıllardır güncellenmediğini ve mevcut uygulamaların yetersiz kaldığını ortaya koydu.
Raporda yer alan tespitler, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik politikalarının 1991'den bu yana kapsamlı biçimde değiştirilmediğini gösterdi. Kurumun farklı güvenlik olaylarının ardından mevcut uygulamalarını yeniden değerlendirmesi beklenirken, birçok olayın koruma protokollerinde herhangi bir değişikliğe yol açmadığı belirtildi. ABD Gizli Servisi'nin eskiyen güvenlik protokolleri gündemde ABD Başkanı'nın ve diğer üst düzey yetkililerin güvenliğinden sorumlu olan Gizli Servis, özellikle son dönemde yaşanan güvenlik açıkları nedeniyle Kongre'nin yakın denetimi altında bulunuyor.
Kurumun koruma faaliyetlerine ilişkin hazırlanan rapor, güvenlik olaylarından edinilen deneyimlerin yeni prosedürlere yeterince yansıtılmadığını ortaya koydu. Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi'nin incelemesinde, 2015 ile 2025 yılları arasında Gizli Servis'in olağan koruma faaliyetlerini etkileyen 83 ayrı olay ele alındı. İncelenen olayların yalnızca bir bölümünün mevcut güvenlik politikalarında değişikliğe neden olduğu kaydedildi.
Rapora göre söz konusu 83 olaydan 25'inin ardından ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda bazı politikalar güncellendi. Bununla birlikte, çok sayıda güvenlik olayının ardından kurumun mevcut prosedürlerini değiştirmeden uygulamaya devam ettiği belirlendi. Bu durum, güvenlik tehditlerinin zaman içerisinde değişmesine rağmen kurumun bazı alanlarda eski uygulamalara bağlı kaldığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Trump'a yönelik suikast girişimleri soruşturmanın odağında Gizli Servis'in güvenlik politikalarına ilişkin bulguların gündeme geldiği dönemde, Donald Trump'a yönelik suikast girişimleri konusunda yürütülen incelemeler de devam ediyor. Özellikle 2024 yılında Trump'ın seçim kampanyası kapsamında düzenlediği etkinlik sırasında silahlı saldırıya uğraması, başkanlık koruma sistemindeki zafiyetlere ilişkin tartışmaları artırmıştı. Söz konusu olayın ardından Gizli Servis'in olay öncesindeki hazırlıkları, tehdit değerlendirmeleri ve koruma ekiplerinin koordinasyonu kapsamlı biçimde mercek altına alındı.
Kongre tarafından yürütülen denetim çalışmalarında, başkanın korunmasına ilişkin prosedürlerin güncel tehditlere ne ölçüde uyum sağladığı da inceleme konusu oldu. Yeni rapor ise güvenlik olaylarının yalnızca münferit hatalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden daha geniş bir tablo ortaya koydu. Kurumun olaylardan sonra hangi uygulamaların değiştirilmesi gerektiğine karar verirken sistematik bir değerlendirme mekanizmasına sahip olmadığı belirtildi.






