Konut yatırımında amortisman süresi 13 yıla düştü: Kira geliri artıyor
Konut piyasasında amortisman süresi 13 yıla gerileyerek yatırımcılar için cazip hale geldi. Kiralarda devam eden artış, büyükşehirlerde yatırım kararlarını etkiliyor.
Konut piyasasında değişimler yaşanmaya devam ediyor. Kiralar yükselmeyi sürdürürken konut satış fiyatlarının ise aynı hızda artmaması, konutun kira gelirleriyle kendini ödeme süresini kısalttığı öğrenildi. Ortalama amortisman süresinin 13 yıla kadar gerilediği kaydedilirken büyükşehirlerde kira getirisinin tekrar yatırım kararlarında belirleyici olmaya başladığı, uzmanların ise son yılların en avantajlı kira getirisi dönemlerinden birinin yaşandığı görüşünde olduğu aktarıldı.Konut piyasasında yatırımın geri dönüş hesabında değişiklik yaşandı.
Kiralarda artış sürerken konut satış fiyatları aynı hızda yükselmedi, birçok şehirde reel olarak değer kaybetti. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; söz konusu durum, amortisman süresini, yani bir konutun kira geliriyle satın alma maliyetini karşılama süresini tekrar aşağı çekti. Endeksa verilerine göre yıl başında Türkiye genelinde ortalama 14 yıl seviyesinde bulunan amortisman süresi, son dönemde 13 yıla kadar geriledi.
Bu durumda konut yatırımının, yalnızca değer artışı beklentisiyle değil, düzenli kira geliri açısından da tekrar cazip bir yatırım aracı hâline geldiği aktarıldı. Sektör temsilcilerinin, özellikle büyükşehirlerde kiralık konut talebinin yüksek seyretmesi ve arzın sınırlı kalmasının, kira getirilerini desteklemeye devam ettiğini belirttiği kaydedildi. BİR İL ÖNE ÇIKTI Türkiye genelinde amortisman süresinin en kısa olduğu büyükşehirin Ankara olarak öne çıktığı öğrenildi.
Ankara'da bir konutun kira geliriyle kendini ödeme süresi ortalama 12 yıla kadar inerken, bu tablonun yatırımcıların rotasını da değiştirmeye başladığı belirtildi. Uzmanlara göre Ankara’da satış fiyatlarının İstanbul’a kıyasla daha erişilebilir seviyelerde olması ve kiraların son dönemde güçlü artış göstermesinin, yatırımın geri dönüşünü hızlandırdığı kaydedildi. Ankara’yı Tekirdağ ve Şanlıurfa izledi, İstanbul, Bursa, Adana ve Sakarya’da amortisman süresi yaklaşık 14 yıl seviyesinde hesaplandı.
Ancak turizm ağırlıklı şehirlerde yüksek konut fiyatları sebebiyle geri dönüş süresi daha uzun kalırken Muğla, Antalya ve Aydın’da yatırımın kendini amorti etmesinin 17 ila 19 yılı bulduğu belirtildi. Dolayısıyla yatırımcıların kira getirisi odaklı tercihlerinde Anadolu şehirlerinin ağırlığını artırdığı aktarıldı. İSTANBUL'DA DİKKAT ÇEKEN TABLO İstanbul’da da dikkat çekici bir değişim yaşanırken kira çarpanının 200 ayın altına inerek 199 aya gerilemesinin, son yılların en önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirildiği kaydedildi.
Kira çarpanındaki düşüşün, konut fiyatlarının reel olarak gerilerken kira gelirlerinin yükselmeye devam ettiğini ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlara göre İstanbul’da özellikle merkezî ilçelerde ve ulaşım yatırımlarının yoğun olduğu bölgelerde kiralık konuta talebin canlılığını koruduğu aktarıldı. Dolayısıyla yatırımcıların artık kısa vadeli al-sat kazancından ziyade düzenli kira geliri sağlayan bölgeleri tercih ettiği kaydedildi.
Kira çarpanındaki gerilemenin devam etmesi durumunda İstanbul’da yatırım iştahının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğinin belirtildiği aktarıldı. 'SÜRDÜRÜLEBİLİR KİRA GELİRİ HEDEFİ' Gayrimenkul sektörü temsilcilerine göre konut piyasasında yeni dönemin en belirgin özelliği, kira getirilerinin yeniden yatırımın merkezine yerleşmesi oldu. Son bir yılda satış fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalması, buna karşılık kiraların yükselmeye devam etmesinin yatırımcı açısından daha güçlü bir gelir dengesi oluşturduğu belirtildi.
Sektör temsilcilerinin, yatırımcıların artık kısa sürede yüksek değer artışı beklentisiyle değil, düzenli ve sürdürülebilir kira geliri hedefiyle hareket ettiğini ifade ettiği kaydedilirken özellikle büyükşehirlerde kiralık konut talebinin yüksek seyretmesinin, amortisman sürelerini aşağı çeken en önemli unsur olarak gösterildiği aktarıldı. Dolayısıyla kira potansiyeli güçlü bölgelerin, önümüzdeki dönemde yatırım kararlarında daha fazla öne çıkmasının beklendiği vurgulandı.






