29 Temmuz 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 04:08
Bursa 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
DOLAR

8,4610$%0.02

EURO

10,0719%-0.06

GRAM ALTIN

497,20%0,02

ÇEYREK ALTIN

7.972,40%0,12

BİST100

1.391,64%2.27

BİTCOİN

336192฿%-2.1407

a
10SUZ OLMAZ

10SUZ OLMAZ

12 Temmuz 2021 Pazartesi

Akıllı mercekler 50 yaş üstünde katarakt başlamadan uygulanabilir

Akıllı mercekler 50 yaş üstünde katarakt başlamadan uygulanabilir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Göz bozuklukları için uygulanan akıllı mercekler hakkında bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cem Mesçi, “‘Akıllı Mercekler olarak bilinen çok odaklı mercekleri, gözlüksüz yaşamak isteyen, 50 yaş üstündeki kişilere tavsiye ediyorum. Bu kişilerde katarakt başlamadan akıllı mercek implantasyonu uygulanabilir” dedi.

Akıllı merceklerin uzak, yakın ve ara mesafede net görmeyi sağladığını ifade eden Medicana Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cem Mesçi, “Uzak mesafeli araç kullanırken, uzaktaki yol işaretlerini veya evde uzaktan televizyon seyrederken alt yazıları net görmeyi, stadyumda maç izlerken futbolcuları daha net seçebilmeyi kastedebiliriz. Ara mesafede, örneğin evde mutfak işleri ile uğraşmayı, ütü yapmayı, herhangi bir aracı tamir etmeyi veya bilgisayar kullanmayı, süpermarket reyonunda ürünleri seçmeyi düşünebiliriz. Yakın mesafe ise saat tamircisi, hat sanatı, mimari çizim, muhasebe gibi yakın okuma gerektiren tüm işleri içeren mesafelerdir. Ölçü olarak söyleyecek olursak; yakın mesafe 30-40 santim, ara mesafe 50-100 santim arası mesafe olarak düşünülebilir. Son yıllarda akıllı mercek terimi daha önce uzak ve yakın odaklarını netleştiren çok odaklı merceklere, ara mesafeyi de net gösteren odakların eklenmesi ile gündeme gelmiştir” diye konuştu.

“GÖZ YAPISININ UYGUN OLMASI ÖNEMLİDİR”

Akıllı mercek implantasyonu 50 yaş üstünde, uzak mesafede gözlüğe sıklıkla ihtiyacı olan, yakın görme problemleri başlamış olan prespiyopik çağdaki kişilere uygulanabileceğini belirten Mesçi, bu kişilerde henüz katarakt başlamadan cerrahinin uygulanabileceğinin altını çizdi.

Mesçi, “Ayrıca kataraktı olan tüm yaş grubu hastalarda akıllı mercek katarakt ekstraksiyonu sonrası kullanılabilir. Özellikle genç– orta yaşlı aktif yaşayan kataraktlı hasta grubunda, akıllı mercek gözlük ihtiyacını ortadan kaldırdığı için daha çok tercih edilir. Önemli nokta, bu tür merceklerin kullanımı için göz yapısının uygun olmasıdır. Eğer optik sinir hastalığı, retinopati, korneal distrofi, sarı nokta hastalıkları, glokoma bağlı sinir lifi defektleri, göz tembelliği gibi durumlar varsa, bu tür mercekler tercih edilmeyebilir. Bir diğer avantaj ise akıllı mercek olarak tarif edilen bu merceklerin astigmatı tedavi eden torik tiplerinin de olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“MERCEKLERİN ÖMRÜ İNSAN ÖMRÜNDEN UZUN”

Merceklerin hayat boyu kullanılabileceğini belirten Mesçi, “Bu mercekler hayat boyu gözde kalabiliyor. Merceklerin ömrü insan ömründen kat be kat fazla. Yalnız bir defaya mahsus olmak üzere, merceklerin oturtulduğu saydam kapsülde birkaç sene sonra opaklaşma olursa, hastalara ofis ortamında, oturduğu yerde 5 dakikalık kısa, basit, ağrısız ve düşük maliyetli bir YAG lazer işlemi yapılarak, tekrar eski saydamlık sağlanıyor” dedi.

AMELİYAT SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Ameliyat sonrası sürece de dikkat çeken Mesçi, “Bir ay boyunca damla kullanmaları gerekiyor. İlk haftalar sık olan damlalar son haftalarda seyrekleşiyor. İlk gün gözler kapalı oluyor ve gözün üstüne yatarak uyunmamalı. Gözler asla ovuşturulmamalı. 2’nci gün duş alınabilir. İlk hafta göz içine su ve sabun gelmemeli. 2- 3 gün sonra işine dönebilir. 2 hafta ağır spor, yüzme yok, ancak ilk haftalar yürüyüş yapılabilir. İlk ay göz darbelere karşı korunmalı. Kadın hastalar 2 hafta kirpik makyajı yapmamalı. İki göz minimum 1 gün arayla opere edilebilir” uyarılarında bulundu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

alman bahis sitesi

Devamını Oku

Alzheimer’a yakalanama riskini azaltacak PCR tanı kiti geliştirdiler

Alzheimer’a yakalanama riskini azaltacak PCR tanı kiti geliştirdiler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nişantaşı Üniversitesi’nin Üniversite Sanayi İşbirliği projeleri dahilinde geliştiren Türkiye ve Dünya’da ilk olan “NishKİT Sporadik Alzheimer Riski PCR Tanı Kiti” Alzheimer’a yakalanama riskini azaltacak.

Nişantaşı Üniversitesi’nin Üniversite – Sanayi İşbirliği projeleri dahilinde, Sankara Beyin ve Biyoteknoloji Merkezinden Prof. Dr. Ihsan Kara ve Dr. Mehmet Oktar Guloglu ile Nisantaşı Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Aynur Müdüroğlu Kırmızıbekmez’in çalışmalarıyla, “NishKİT Sporadik Alzheimer Riski PCR Tanı Kiti” geliştirildi. Dünyada ilk olan kiti geliştiren ekipte yer alan Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aynur Müdüroglu Kırmızıbekmez, 2 saat içinde hızlı bir şekilde sonuç alınabildiğini belirterek, “Toplumda en yaygın görülen nörodejeneratif hastalık olan Alzheimer Hastalığı (AH), dünya çapında 30 milyondan fazla kişide görülürken, semptomları yaşlılıkla birlikte ortaya çıkıp, 65 yaş üzeri kişilerin yaklaşık yüzde 10’ununda, 85 yaş üzeri kişilerin ise yaklaşık yüzde 50’sinde görülebiliyor. Günümüzde ortalama yaşam süresinin artmasıyla birlikte her geçen yıl daha fazla kişiyi etkileyen bu hastalığa birinci derece yakınlarında AH olan kişilerin yakalanma olasılığı daha fazla” diye konuştu.

Semptomları genellikle otuzlu ve kırklı yaşlarda başlayan erken başlangıçlı kalıtsal Alzheimer’ın, hastaların yüzde 1-5’ini kapsarken, İsveç’te binlerce ikiz üzerinde yapılan araştırmaya göre Alzheimer hastalarının yaklaşık yüzde 95’ini oluşturan geç başlangıçlı, sporadik olduğunu kaydeden Kırmızıbekmez, “Ayrıca araştırma, Alzheimer Hastalığı’nda çevresel etkinin yüzde 21-yüzde 42 aralığında olduğunu, genetik faktörlerin ise yüzde 58- yüzde 79 etkili olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Kırmızıbekmez “Hastalığın halen kesin bir tedavisi olmadığı için uygulanan tedaviler sadece semptomları baskılamaya yöneliktir. Ancak bu tedaviler ne kayıp ne de dejenere olmuş nöronların geri kazandırılmasında ne de hastalığın ilerlemesinin önlenmesinde etkin değildir. Bu durum hem bireyler ve aileleri hem de toplumsal olarak maddi ve sosyal yük haline gelmektedir. Ancak yapılan çalışmalar, “çevresel etkenler” dediğimiz beslenme ve yaşam biçimi gibi farklılıkların kişinin Sporadik Alzheimer olma riskini düşürdüğünü veya yakalanma yaşını ötelediğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“ERKEN TANI RİSKİ AZALTACAK”

Özellikle de Alzheimer hastası yakınlarının, NishKİT Sporadik Alzheimer Riski PCR tanı kitini kullanmasının, ileride hastalığı geçirme olasılıklarını öğrenmeleri ve önleyici tıp kapsamında gerçekleştirecekleri beslenme ve yaşam biçimi değişiklikleri ile bu hastalığa yakalanma risklerini düşürebileceğini söyleyen Kırmızıbekmez, “Bunun haricinde, Alzheimer hastalığının en büyük sorunlarından bir tanesi, erken dönem semptomlarının toplumda yaşlılık sebebiyle olağan kabul edilmesi ve hekime başvuruların ancak semptomlar çok ilerlediğinde yapılmasıdır. Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis, Alzheimer hastalığında da önemlidir. Ailesinde Alzheimer hastalığı geçmişi olsun veya olmasın PCR risk tanı kiti ile analiz yaptıran kişiler, hastalığın geç teşhisine sebep olan semptomlar konusunda daha hassas olup, erken teşhis yoluyla hastalığın ilerleyişini azaltmayı ve yaşam kalitelerini arttırmayı sağlayabilirler” dedi.

Kırmızıbekmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geliştirdiğimiz PCR kitinin sağladığı tüm bu avantajlar hastalığın toplumsal yükünü azaltabilecektir. Bununla birlikte risk grubunda olduğu erken yaşta tespit edilen bireyler, ileriye dönük planlamalarını da çok önceden yapabileceklerdir.”

DÜNYADA BİR İLK

Geliştirilen kitin içeriği ile ilgili detaylı bilgi veren Kırmızıbekmez, “Kitimizde kullanılmak üzere AH risk genleri ve varyantları ile ilgili son yıllarda yapılmış tüm GWAS meta analizleri ile uluslararası veritabanları taranmış ve varyantları hippokampus küçülmesi başta olmak üzere nörodejenerasyon, amiloid beta plakları birikimi ve tau proteini birikimi gibi Alzheimer hastalığına yol açtığı bilimsel çalışmalarla gösterilmiş yüksek riskli 6 gen belirlenmiştir. Bu kit, belirlenen bu yüksek riske sahip gen varyantlarının kişideki tipini tespit edecek özel primerler içermektedir” diye konuştu.

Kitin şu anda bir benzeri bulunmadığının altını çizen Kırmızıbekmez, “Hastanelerde, kliniklerde ve tanı merkezlerinde ve bilimsel klinik çalışmalarda kullanıma uygundur. Alzheimer Hastalığı geliştirme riskini öğrenmek isteyen kişiler, başka hastalıklar için benzer birçok tanı analizinde istenen ve birçok insanın çekindiği tüpte kan örneği vermeye gerek duymayacaklardır. Geliştirdiğimiz metod ile sadece yanak içinden bir swap (pamuklu çubuk) ile birkaç saniye içinde kolayca alınan DNA örneği kitimizin çalışması için yeterlidir. PCR Kitimiz, sonuçları 2 saat içerisinde hızlı bir şekilde verebilmektedir” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Aynur Müdüroğlu Kırmızıbekmez, Dr. Mehmet Oktar Güloglu ve Alzheimer Derneği Genel Müdürü Füsun Kocaman ile görüşerek iş birliği yapılabilecek konu başlıklarına dair fikir alışverişinde bulunduklarını da belirtti.

Alzheimer'a yakalanama riskini azaltacak PCR tanı kiti geliştirdiler

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

almanbahis

Devamını Oku

Hamilelikte ilk 3 ay diş tedavisine dikkat edin

Hamilelikte ilk 3 ay diş tedavisine dikkat edin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pedodonti Uzmanı Diş Hekimi Dr. Özge Bektaş, hamilelik döneminin ilk üç ayında bebeklerin organlarının geliştiğini hatırlatarak bu süreç içerisinde anne adaylarının diş tedavisinden kaçınması gerektiğini söyledi.

Beykent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Bektaş, özellikle hamilelik döneminde östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artışın etkisiyle anne adayının ağız sağlığında bazı değişikliklerin olduğunu söyledi. Bu durumun ağız hijyeninin yeterli düzeyde sağlanamaması ile dişler üzerinde plak birikimine, dişeti iltihabına (gingivitis), diş etlerinde ödem ve kanamaya neden olabileceğini ifade ederek “Diş etleri kanayan anne adayları dişlerini fırçalamaktan kaçındığı için dişlerde daha fazla bakteri birikimi, diş etlerinde ödem, kızarıklık, kanama ve diş kaybı ile sonuçlanan periodontitis gelişimi görülebilir. Bu nedenle hamilelik planlanıyorsa veya hamilelik durumunda diş hekimi kontrolü önemlidir” uyarısında bulundu.

“DENGELİ BESLENME İLE VİTAMİN TAKVİYESİ ALINMALI”

Bektaş, hamilelik döneminde yeme alışkanlıklarının değişim göstermesi ile annenin hem kendi sağlığı hem de bebeğin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmesi gerektiğini belirterek “Diş sağlığı için protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyumdan (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) zengin gıdaların yeterli düzeyde alınması gerekir. Dengeli beslenme ile C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir” dedi.

“HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER, AĞIZ İÇİ SALGILARA DA ETKİ EDER”

Hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığı konusunda yaşanan en büyük sıkıntıların reflü, bulantı ve kusma nedeniyle ağızdaki asit oranının artması olduğunu ifade eden Dr. Bektaş, “Bu durumda oluşan asidik ağız ortamı, diş dokusuna zarar verir. Sürekli asidik ortama maruz kalan diş yüzeyleri aşınarak hassasiyete ve çürüğe neden olur. İlk aylarda görülebilen kusma sonrasında, gebelerin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini arttırmaktadır. Bu süreçteki hormonal değişiklikler ağız içi salgılara da etki eder. Tükürüğün akışı ve tükürük akışının hızı etkilenebilir. Yoğunlaşan ve azalan tükürüğün diş ve diş çevresindeki dokuları temizleme etkisi azalır. Bu nedenle ağız sağlığının devamı için diş fırçalama alışkanlığı oldukça önemlidir” şeklinde konuştu.

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde uyku kalitesinin bozulması sonucunda diş sıkma alışkanlığına bağlı olarak eklem ağrılarının da görülebileceğini belirten Dr. Bektaş, bu durumda kulak, boyun ve omuz bölgelerinde gerginlik ve ağrı oluşabileceğini ifade etti. Ayrıca ağız sağlığı açısından özellikle planlı hamilelik öncesi dönemde tüm diş kontrollerinin yapılması gerektiğini ifade ederek ağız hijyeni, çürük diş olup olmadığı, 20 yaş dişlerin durumu, eski veya kötü yapılmış tedavilerin kontrolü ve yapılması gereken tedavilerin bitirilmesi gerektiği konusunda uyardı.

“TEDAVİLER DOĞUM SONRASINA BIRAKILMALIDIR”

Dr. Bektaş, hamilelik sırasında bebeğin organ gelişim evresi olan ilk üç ayda diş tedavisinden kaçınılması gerektiğini belirterek “Tedaviler ikinci üç aya ertelenmelidir, diş tedavileri için en uygun dönem bu dönemdir (hamileliğin 4.-5. ve 6. ayları). Hamileliğin son üç ayı da ilk üç ay gibi hassas bir dönemdir ve acil olmayan diş tedavileri doğum sonrasına bırakılmalıdır. Buna karşın acil durumlarda enfeksiyonun bebeğin gelişimini diş tedavisinin olumsuzluklarından daha fazla etkilenebileceği bilindiği için şiddetli ağrının eşlik ettiği bu durumlarda tedavi hamileliğin herhangi bir döneminde yapılabilmektedir. Diş hekimi anestezi ve ilaç verilmesini gerektiren durumlarda jinekolog ile iletişim kurarak tedavileri gerçekleştirilmelidir. Bu durum dışında ertelenebilecek işlemler doğumdan sonraya bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KULLANILAN İLAÇLAR BEBEK SAĞLIĞINI ETKİLER”

Pedodonti Uzmanı Dr. Özge Bektaş, hamilelik döneminde diş problemlerine bağlı şikayetlerin değerlendirilmesi için film çekilmesinin uygun olmadığını ve gereksiz ilaç kullanımı açısından dikkat edilmesi gerektiğini ise şu sözlerle aktardı:

“Annenin genel sağlığının söz konusu olduğu önemli tablolarda yaklaşım farklı olabilir. Tanı için filmin kaçınılmaz olduğu durumlarda; her ne kadar diş hekimliğinde çekilen röntgenlerde verilen radyasyon miktarı çok az ve karın bölgesine çok yakın değilse de gelişmekte olan bebeğin zararlı radyasyon ışınına maruz kalmasını önlemek için kurşun önlük kullanarak film alınabilir. Hamilelik sürecinde ilaç kullanımı açısından da dikkatli olunmalıdır. Kullanılan ilaçlar bebeğin diş sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle tetrasiklin grubu antibiyotikler bebeğin dişlerinde renklenmelere neden olmaktadır. Bu nedenle bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.”

Kullanıcılarımız özellikle hamilelikte uyku düzeni nasıl olmalı? konusunu merak etmektedir.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Devamını Oku

Dünyanın en çok kazanan espor oyuncusu: Saahil Arora

Dünyanın en çok kazanan espor oyuncusu: Saahil Arora
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyanın en çok kazanan espor oyuncusu olan Saahil Arora (Universe), Dota 2 turnuvalarından bu zamana kadar toplam 12 milyon 236 bin dolar kazanç elde edip emekli oldu. 31 yaşındaki profesyonel Dota 2 oyuncusu Saahil “Universe” Arora, emekli olmaya da ani bir şekilde karar verdi. Covid-19 nedeniyle vize işlemlerinde sorun çıkan ve son turnuvasına katılamayan eski profesyonel oyuncu, adından en çok kazanan espor oyuncusu olarak bahsettirmeye devam ediyor.

12 MİLYON DOLAR KAZANIP EMEKLİ OLDU

Dota 2 camiasında birçok kişi tarafından mizacıyla ve iş ahlakıyla sevilen oyuncu, açıklamasında bir işi ya tam yapacaksın ya da yapmayacaksın açıklamasında bulundu. Saahil “Universe” Arora, espor hayatını noktaladığını duyurduğu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Rekabetçi Dota 2’nin espor sahnesinden emekli olma kararı aldım. Hayatta ne yaparsam yapayım, ya tam yapan ya da hiç yapmayan bir insan olmuşumdur, Dota da bu konuda pek farklı değil. Son on yılda her şeyimi bu oyuna, rekabete verdim ve mükemmel bir deneyim yaşadım. Şimdi farklı şeylerin peşinde koşma ve hayatımda sıradaki şeyin ne almanbahis olacağını bulma zamanı. Hiç unutamayacağım inanılmaz anılar için hayranlarıma ve eski takım arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”

SAAHIL ARORA (UNIVERSE) ESPOR KARİYERİ

Universe, The International 2011’de 7. olan Fear ile birlikte Online Kingdom ekibinin bir parçasıydı, ancak etkinlikte yarışmadı. The International turnuvasının ardından It’s Gosu ve Quantic gibi takımlarda yer almış ve burada yeteneklerini Dota 2 dünyasına göstermiştir. Devamında eski takımı EG’nin yolunu tutan Saahil, DreamHack Summer 2012’de ve BeyondTheSummit Dünya Turu’nda takımının ilk 4’e girmesine büyük katkı sağlamıştı. 25 Mayıs 2012’de Saahil, EG’nin geri kalanıyla birlikte The International 2012’ye katılmaya davet edildi. 1 milyon dolarlık ödül havuzuna sahip etkinlikte, grup aşamasında etkileyici bir performans sergileyen EG ekibi, devamında invictus Gaming’e 1-2 puanla yenilerek gruptan elendi. The International 2’nin ardından Universe Evil Geniuses ile yollarını ayırdı.

EVIL GENIUSES ULUSLARARASI ŞAMPİYONLARIN BULUŞTUĞU NOKTA

TI3 kadro değişikliğinin ardından, eski takımı Evil Geniuses’dan çok makul bir sözleşme gelmesin sonucunda, takıma yeniden katıldı. Saahil, turnuvalara daha iyi hazırlanabilmek için MSS, Fogged, Jeyo ve Fear ile birlikte San Francisco’daki EG evine taşınmaya karar verdi. Bununla birlikte, yeni EG kadrosunun kötü performansları gölgede kaldı. Elektronik Spor Dünya Kupası 2013’te ikinci sırayı alan ekip kadro değişikliğine gitti. Takımda sadece Fear ve Universe’nin kalmasının ardından Dota 2’nin etkili oyuncuları Evil Geniuses bünyesine dahil olmaya başladı.

Yeni takım Electronic Sports Prime/Shock Therapy Cup’ta birincilik de dahil olmak üzere 19 maçlık bir galibiyet serisi gibi bir performans yakaladı. Bundan sonra EG, katıldığı turnuvaların favori takımı olarak gösteriliyordu.

EVIL GENIUSES MACERASI BİTMİYOR

22 Mart 2016’da Universe, Evil Geniuses’tan takım arkadaşı Arteezy ile birlikte ayrılarak, Team Secret’a katıldı. Bu hareket Dota 2 dünyasında şoke edici bir durum olarak görüldü. Çünkü transfer sezonunun bitmesine sadece günler kalmıştı. Ancak, Universe ve Arteezy aldıkları bu karardan hiç memnun olmadı. Team Secret bünyesinde katıldığı üç LAN turnuvasında sonuçlar hayal kırıklığı yarattı.

The Manila Major 2016’nın bitmesinin ardından Universe, EG’ye katılmak için takımdan ayrıldığını açıkladı. Takıma geri dönen Saahil, ilk uluslararası turnuvasında, takımıyla birlikte üçüncülüğü kazanmayı başardı.

2018 YILINDA GÜNEYDOĞU ASYA’YA TAŞINDI

Evil Geniuses ile Uluslararası turnuvada ilk kez şampiyon olma şansına sahip olan Universe, katıldığı diğer turnuvalarda istediği başarıyı elde edemedi ve EG kariyerini bir daha dönmemek üzere bitirdi.

Takımsız kalan Universe’nin bu durumu çok uzun sürmedi ve 13 Ocak’ta Malezya’da Fnatic’e resmi olara katıldı. Fnatic’te Team Secret’ta birlikte oynadığı eski takım arkadaşı EternalEnvy ve pieliedi’ye yeniden kavuşan Saahil, ESL One Katowice, şaşırtıcı bir şekilde gruplarını Team Secret’ın önünde tamamladı ve turnuvayı dördüncü olarak bitirdi.

Saahil, 2020 yılında profesyonel espor kariyerini bitirdiğini ve emekli olduğunu açıkladı.

SAAHIL ARORA (UNIVERSE) KİMDİR?

UNiVeRsE adıyla da bilinen Saahil Arora 11 Ekim 1989 doğumludur. 2011 yılında başlayan espor kariyeri başarılarla ve ödüllerle dolu olan Amerikalı Dota 2 oyuncusu, ilk profesyonel espor hayatına 2011 yılında Online Kingdom takımında başlamıştır.Daha sonrasında sırasıyla Evil Geniuses, Quantic Gaming, Team Dignitas, Evil Geniuses, Team Secret, Evil Geniuses, Fnatic, Forward Gaming ve Ninjas in Pyjamas takımlarında oynamıştır.

Birkaç kere eski takımı Evin Geniuses’e dönüş yapan profesyonel isim en çok kazancı burada elde etti. 23 Nisan 2020’de son takımı Ninjas in Pyjamas’tan COVID-19’un doğurduğu vize problemleri sonucunda ayrılmak zorunda kalan Amerikalı oyuncu, yeni bir takım arayışında bulunmak yerine oyunu tamamen bıraktığını açıkladı.

Devamını Oku

Ankara’da fabrikasını su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar var

Ankara’da fabrikasını su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar var
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara’da başta Yenimahalle olmak üzere Çankaya ve Çubuk’ta etkili olan sağanak yağışı, hem vatandaşlara zor anlar yaşattı, hem de çok sayıda eşyaya zarar verdi. Yağmur nedeniyle eşyası zarara görenlerden biri de Fabrika sahibi Cenan Güney oldu. Güney, milyon dolarlarla kurduğu fabrikasında ciddi hasar oluştuğunu söyledi.

Ankara'da fabrikası su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar var

ARAÇLAR SUYA GÖMÜLDÜ

Başkent’te sağanak yağış en çok Yenimahalle ilçesinde yan yana bulunan İvedik ve Ostim sanayi sitelerini etkiledi. Sağanak nedeniyle bölgede bulunan çok sayıda araç sular altında kaldı. Sürücüler suya gömülen araçlarını ve içindeki eşyalarını kurtarabilmek için çaba harcadı. Bölgede gözlük üretimi yapan bir fabrikayı da su bastı. Deposu su dolan fabrikada, makineler kullanılmaz hale geldi.

Ankara'da fabrikası su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar var

“KİM KARŞILAYACAK BU ZARARI”

Eşyaları sular altında kalan Fabrika sahibi Cenan Güney, “Ben 5 milyon dolar para yatırdım bu tesise. Her bir makine ayrı bir servet. Bunların hepsi milli servet. Burada sadece 300 bin tane gözlük var. Her gördüğünüz yerde gözlük var. Kim karşılayacak şimdi bu zararı. Şu gördüğünüz makinelerin tanesi 500 bin lira. Allah aşkına şu hale bakın” diye mağduriyetini dile getirdi. Öte yandan Ankara Büyükşehir Belediye ekipleri de bölgede çalışma başlattı.

Ankara'da fabrikasını su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar varAnkara'da fabrikasını su basan vatandaş feryat etti: 5 milyon dolar yatırmıştım, büyük hasar var

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Fatih Poyraz

sınır tanımayan elit ankara escort bayanlar

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.