13 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 25.503.535 kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
Bursa 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
DOLAR

8,5081$%0.02

EURO

10,2839%0.07

GRAM ALTIN

499,21%0,00

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%-0,12

BİST100

1.441,33%-0.24

BİTCOİN

422664฿%-4.48499

a
10SUZ OLMAZ

10SUZ OLMAZ

03 Mayıs 2021 Pazartesi

TÜNELDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!

1

BEĞENDİM

ABONE OL

15 Mayıs’a günler kala Covid-19 la mücadele kapsamında ülkemizde tedbirlerin daha da sıkılaştırılmasıyla tam kapanma(!) sürecine girmiş bulunuyoruz. Aslında tam kapanma ifadesinin yaşadığımız süreci doğru ifade ettiğini düşünmüyorum. Başka bir ifade ile, tedbirlerin arttırıldığı kısmi bir kapanma süreci yaşıyoruz.

Çünkü, üretimi durdurma imkanınızın olmadığı bir ortamda tam kapanmadan bahsetmemiz mümkün değildir. Sonuç olarak çarkların ağır aksak da olsa bir şekilde dönmesi gerekiyor.
Hal böyle olunca, özel sektöründen, kamu işyerlerine tüm işletme ve kurumlar faaliyetlerine tam kapasiteyle olmasa bile devam ediyor. Tabi bu tüm işletmeler için maalesef geçerli değil.
Bildiğiniz üzere kısıtlamaya dair yayımlanan kararnamede tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hizmeti aksatmayacak şekilde düzenleme yapılarak çalışmalarını sürdüreceği duyurulmuştu.
Ardından İçişleri Bakanlığınca yayımlanan genelgeyle de kısıtlamadan muaf tutulacaklar duyuruldu. Ancak tüm kamu kurum ve kuruluşları çalışmalarını sürdürecekken, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa tabi sendikalar ve ilgili sendikaların başkan ve yöneticilerinin kısıtlamaya takılması anlaşılır gibi değildi. Düşünsenize, tüm üyeleriniz işyerlerinde görevlerinin başında çalışıyor, ama siz genelgede sendikalar ve yöneticilerinden bahsedilmediği için evden çıkamıyorsunuz.

Neyse ki, gerekli görüşmeler ve yazılı müracaatların yapılmasının ardından, genelgedeki eksiklik giderildi ve e-Devlet üzerinden sendika yöneticilerine izin almanın yolu açılmış oldu. Konu ya göstermiş oldukları hassasiyetlerinden dolayı Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman SOYLU Beyefendiye teşekkür ederim.

Bende e-Devlet üzerinden izin için müracaatımı ilgili bölüm açıldığı gibi yaptım. Ancak bu yazıyı yazdığım saate kadar henüz onay verildiğine dair bir bildirim gelmedi.
Sonuç olarak, olması gereken oldu. Pazartesi günü inşallah yine işimizin başında, üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Kısıtlama ve ardından gelen Ramazan Bayramı sebebiyle Mayıs ayı maaşları 10 Mayıs da ödenecek.

Bu da demek oluyor ki; kamu kurumları maaşları sisteme 10 Mayıs dan önce girecek. Yani sözün özü; 15 Mayıs yetki tutanaklarında üyesi olacağınız/olduğunuz sendikaya katkı sağlamak istiyorsanız elinizi çabuk tutun ve 10 Mayıs 2021 tarihinden önce kararınızı vererek sendika üyeliğiniz gerçekleştirin.

Daha önce de hatırlatmıştım. 15 MAYIS KADER ANI!
Geleceğin vereceğin karar, atacağın imzada. Tercihini masada memuru satanlardan yana mı, yoksa senin için mücadele edenlerden yana mı kullanacaksın?
Bir tarafta bütün derdi, dayanışma aidatı alıp, kasalarını doldurma derdinde olan Malum-Sen, diğer tarafta senin derdinle dertlenen, senin için varını yoğunu ortaya koyup mücadele eden TÜRKİYE KAMU-SEN…

5 dönemden (10 yıl) bu yana bir arpa boyu yol katetmediği gibi mevcut kazanımlarımızın da elimizden alınmasına göz yuman sendikamsı yapıya artık kapıyı göstermenin zamanı geldi.
Pazartesi sabahı vereceğin karar ile TÜRKİYE KAMU-SEN’i masada tekrar yetkili yapabilirsin.
15 Mayıs 2021 tarihi tüm kamu çalışanları için TÜNELDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!

İbrahim BULUT/Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi
10’suz OLMAZ!

Devamını Oku

ORUCA DA ZAM GELDİ!

3

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi, bu yıl da Ramazan ayında oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlarımız için iftar yapmanın bedelini hesapladı. Buna göre 4 kişilik bir ailenin iftar yapması için gerekli olan günlük tutarın en az 140,36 TL; bu yıl Ramazan ayının 30 gün olduğunu düşündüğümüzde oruç açmanın maliyetinin ise asgari olarak 4.210,83 TL olduğu belirlendi.
Ortalama memur maaşının 4.806,24 TL olduğu ülkemizde, bir memur, yalnızca oruç açmak için maaşının %87,6’sını ayırmak zorunda. Rakamların diline tercüman olursak, bu yıl iftar sofralarına geçen yıla göre oransal bazda %20,9, toplamda da 728,13 lira zam geldi.  

Yine Türkiye Kamu-Sen AR-GE Merkezinin yaptığı araştırma neticesinde günlük ortalama 16 saate varan oruç ibadetini yerine getiren bir kişinin, sağlıklı bir şekilde aktivitelerini sürdürebilmesi için günlük yaklaşık 3 bin kaloriye ihtiyacı olduğu vurgulandı. Buna göre oruç ibadetini yerine getiren bir kişinin yalnızca günlük iftar maliyeti 35,09 TL, aylık ise 1.052,7 TL olarak belirlendi.

Aynı ürünler üzerinden 2020 yılı için 4 kişilik bir ailenin iftar maliyeti günlük 116,09 TL; Ramazan ayı boyunca ise 3.482,7 TL olarak hesaplanmıştı. Buna göre oruç açmanın maliyetinin son bir yıl içinde %20,9 oranında yükseldiği görülüyor.

Küresel salgın nedeniyle yaşadığımız sorunlar artarak devam ediyor. Salgından korunmak için bağışıklığımızı güçlü tutmak zorundayız. Bağışıklığı güçlü tutmanın tek yolu ise yeterli ve dengeli beslenmekten geçiyor.

Bu yıl memur maaşlarına sözde yapılan enflasyon farkı hariç %3, yani ortalama 134 lira gibi son derece yetersiz bir zamla (!) dengesi zaten bozulan memur, boş cüzdan ile nasıl dengeli beslenecek siz karar verin. 

Ramazan paylaşmanın, halden anlamanın, huzurun ayıdır. Dolayısıyla ülkemizde enflasyonun oldukça üzerinde seyreden yaşam maliyetlerinin karşılanması için tedbirler alınmalı, kamu çalışanlarına bayram ikramiyesi verilmesi talebi, bu ay içinde yetkililer tarafından hayata geçirilmelidir.

Bu vesile ile mübarek Ramazan ayını en kalbi duygularımla kutluyor, tüm Türk İslam alemine hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Saygılarımla…

İbrahim BULUT/Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi
10’suz OLMAZ!

Devamını Oku

15 MAYIS KADER ANI!

2

BEĞENDİM

ABONE OL

İbrahim BULUT/Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi
10’suz OLMAZ!


Bu hafta sizlerle Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2021 Mart ayına ait asgari geçim endeksi sonuçlarını paylaşmak istiyorum.
Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Mart 2021 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 4.024,86 TL olarak hesaplanırken, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 8.364,21 lira olarak belirlendi. Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre 126,75 TL, yani %1,54 oranında arttığını gösterdi. 

Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre 20,31 TL, yüzdelik bazda %0,65 oranında yükseldi ve 3.122,34 lira olarak hesaplandı. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2021 yılı Mart ayında 3.134,89 lira olarak tahmin edildi.

Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Mart 2021 verilerine göre günlük 66,011 lira olduğu belirlendi. Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.980,33 lira oldu. 

Mart 2021 itibari ile ortalama 4.806,24 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %41,20’sini oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 1.154,56 lira olarak belirlenen kira gideri ise Mart 2021 ortalama maaşının %24,02’sine denk geldi. Buna göre bir memur, ortalama maaşının %65,22’sini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı. 

Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %34,78’i kalmıştır. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Mart 2021 maaşından geriye yalnızca 1.671,61 TL kaldı. 
(Bkz:https://www.kamusen.org.tr/genel-haberler/mart-2021-asgari-gecim-sonuclari-aciklandi/4661/)
Evet tablo ortada. Yani görünen köy klavuz istemiyor. Ancak şunu da hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. “Çaresizseniz, Çare sizsiniz.”
Tablo her ne kadar karamsar gibi görünse de, bu durumu tersine çevirmek için hem imkan, hem de kısa da olsa zamanımız var.
Değerli kamu çalışanı arkadaşlarım!
Hepinizin malumları olduğu üzere, 15 Mayıs tarihi bizler için KADER ANI…
Ya 10 seneden beri olduğu gibi kaderimize razı olacağız, yada zincirlerimizi kırıp GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ. Bu zamana kadar boş vaatlerle sizleri avutanlara, cambaza bak misali elimizdeki var olan hakların gitmesine sebep olanlara, kişisel hırs ve zevkleri için memuru satanlara, her toplu sözleşme sürecinde kameralar önünde tiyatro oynayanlara DUR! demenin tam da zamanı.
Değerli kamu çalışanı arkadaşım!
Geleceğin senin vereceğin karar ve atacağın imzada.
Şöyle düşün; pazara çıktın, domates alacaksın. En az üç, dört tezgah dolaşırsın. Çünkü, birisinin çadırı kırmızıydı, diğerinin ışığı yanıltıyordu, öbürünün ön taraftaki domatesleri iyi ama, arka taraftaki domatesleri ezikti v.s bu örneklemeleri çoğaltabiliriz. Yani şunu demeye çalışıyorum. Elindeki bütçeyle evine en kalitelisini götürmeye çalışırsın.
O zaman geleceğine yön veren, senin adına imza yetkisine sahip olan, velhasılı evine götüreceğin domatesin kalitesine karar verecek olan sendikanı seçerken de aynı özeni daha fazlasıyla göstermen gerekmiyor mu?
Bilgilerimizi tazelemek adına kısa bir hatırlatma yaparak devam edelim.
2003 – 2009 yılları arasında yetkili olan TÜRKİYE KAMU-SEN’in kazanımları:
Yetkili olduğu 7 yılda memur ve emekliler için %130,69 zam almış.
Yetkili olduğu 7 yılda enflasyondan arındırılmış reel maaş artışı kazanımı %60,59
2010 – 2020 yılları arasında yetkili(!) olan Memur-Sen’in kazanımları:
Yetkili olduğu son 7 yılda memur ve emekliler için %84,51 zam almış.
Yetkili olduğu son 7 yılda enflasyondan arındırılmış reel maaş artışı kazanımı %0,34
Değerli kamu çalışanı arkadaşım! Geleceğin senin vereceğin kararda. Sorun verende değil, sorun istemesini bilemeyip memuru masada satanlarda. Tek başına vereceğin bu karar tüm kamu çalışanlarının kaderini değiştirecek.
Unutma ki; “Bir mıh bir nal tutar, bir nal bir at kurtarır, bir at bir er kurtarır, bir er bir cenk kurtarır, bir cenk bir vatan kurtarır.”
Saygılarımla….

Devamını Oku

MEMUR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

MAAŞ ZAMMI YİNE ENFLASYONA YENİLDİ…

Mart ayına ilişkin enflasyon verileri TÜİK tarafından açıklandı. TÜİK verilerine göre mart ayında TÜFE %1,08 yükselirken, yılın ilk üç ayında enflasyon %3,7, yıllık bazda da %16,19 olarak belirlendi.

Kamu görevlileri ve emeklilere 2021 yılının ilk altı ayı için yapılan maaş artışı %3 iken aynı dönemde enflasyonun %3,7 olması, memur maaşlarının enflasyon karşısında resmî olarak %0,7 eridiğini de ortaya koymuştur.

Mart ayı dikkate alındığında maaşların daha yılın ilk 3 ayında sadece enflasyon kaynaklı olarak aylık ortalama 34 TL eridiği rakamlarla sabittir.

Hal böyle olunca enflasyona endeksli maaş artışlarının her dönem sonunda sıfır zamma tekabül ettiği de aşikardır. Son 10 yıldır memur ve emeklilerimizi her toplu sözleşme döneminde enflasyon farkı aldatmacasıyla karşı karşıya bırakanlar bir de bu ayıplarını lütufmuş gibi gösteriyorlar.

Tüm kamu çalışanları Ramazan ayında alınacak bir kararla bayram ikramiyesi verilmesini beklemektedir. Alınacak bu karar hem enflasyon kaynaklı zararların karşılanması noktasında hem de bayram ikramiyesi konusunda yaşanan adaletsizliğin giderilmesi noktasında sorunları çözecektir.

KAMUDA DURDURULAMAYAN ŞİDDET!

Kamu görevlilerinin, vatandaşlarımıza hizmet götürmeye çalışırken şiddete uğramadığı bir gün bile yok. Her gün memleketin her bir yerinden bir kamu görevlimizin darp edildiği haberlerini alıyor, televizyonlarda yaşanan saldırıları dehşete düşerek izliyoruz.

Devletin verdiği görevle, milletimize hizmet veren kamu çalışanları şiddetin her türlüsüne maruz kalıyor, tehdit edilip darp ediliyorlar.

Kamu çalışanlarına yönelik şiddet ülkemizin çözülmesi gereken temel meselelerinden biridir. Bugün artık kamu çalışanları can güvenliklerinden yoksun bir şekilde hizmet üretmektedirler. Çözüm geciktikçe şiddetin boyutu ve şekli her geçen gün değişmekte ve artmaktadır. Çözümsüzlükten güç alanlar şiddetin boyutunu ağır darp, bıçaklama ve silahlı saldırı gibi ölümle sonuçlanabilecek seviyelere çıkartmışlardır.

Salgın günlerinde canlarını ortaya koyarak hizmet üretme gayreti içinde görevini yapan kamu çalışanlarına uygulanan bu tür şiddet olayları artık kabul edilemez ve katlanılamaz duruma gelmiştir.

Kamu çalışanları şiddete acil çözüm ve ağır yaptırımlar bekliyor…

Devamını Oku

EKMEĞİNİZİ SİGORTALATTIRIN!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Devlet Memurlarının (prime esas kazançları) maaşları;

1- Aylık Tutar
2- Taban Aylık
3- Ek Gösterge Aylığı
4-Kıdem Aylık
5-Özel Hizmet Tazminatı kalemlerinden oluşmaktadır.

Geçmiş yıllarda memur maaşları, kamuya maliyeti düşük olan ve emekli aylıklarını etkilemeyen ek ödemenin artırılması yoluyla yükseltildiği için memurların prime esas kazanç miktarları düşük kalmıştır.

Oysa ki; devlet memurlarına yapılan maaş artışlarında yüzdelik zamlara ilaveten, ağırlıklı olarak da taban aylığına seyyanen zam yapılması ve ek ödemenin eşit işe eşit ücret ilkesinin hayat bulması için verilen bir tazminat olduğunun kabulü ile bu ödemenin maaşların ana unsuru haline getirilmesi sağlanmalıydı.
2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 sayılı mükerrer 666 sayılı KHK ile “Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz” ibaresi eklenmiştir. Hal böyle olunca bugün memur maaşının en önemli kalemlerinden birisi haline gelmiş olan “Ek ödeme” prime esas kazanç dışında tutulmuş, bu ödemeden prim kesintisi yapılmadığı için emekli maaşı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasına da dahil edilmemiştir.
Bugün gelinen noktada kamu çalışanlarının emekli olduktan sonra aldıkları ücret ile çalışırken aldıkları ücret arasında bir uçurum oluşmuş ve kamu çalışanları emekli olmaktan korkar hale gelmişlerdir.

Son yıllarda kamu görevlileri adına gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde, yetkili konfederasyonun maaş artışlarında ekonomik gelişmeleri görmezden gelen yaklaşımları nedeniyle memur maaşlarındaki artış son derece sınırlı kalmış, son 10 yılın 5’inde memur maaşları enflasyondan daha az artış göstermiştir.
2011 yılında çıkan 666 sayılı KHK ile ek ödemenin prime esas kazanç tutarının dışında bırakılması, asgari ücretin 2021 yılında %21,56 oranında artarak 3 bin 577,50 TL ulaşması, memur maaşlarına ise %7,33 zam yapılmasıyla, Hizmetli, Şoför, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Din Hizmetleri Uzmanı (Henüz Torba Kadro almamış) gibi unvandaki kamu çalışanlarının prime esas kazanç tutarları asgari ücretin altında kalmıştır. Yetkili sendikanın %3 gibi ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan zam oranlarına imza atmasının devam etmesi halinde tüm memur maaşlarının asgari ücretin altında kalması da ne yazık ki kaçınılmazdır.

2021 yılı için asgari ücretle çalışan bir işçinin sosyal güvenlik primine esas kazanç tutarı 3 bin 577,5 TL’ye yükselirken; 5. derecenin 1. Kademesindeki bir şoförün prime esas kazanç tutarı 3 bin 528,29 TL, 7. derecenin 3. Kademesindeki V.H.K.İ.’nin prime esas kazanç tutarı 3 bin 522,49 TL olmuştur.
Şimdilik, SGK’nın yayımladığı bir duyuru ile Emekli Keseneği ve Genel Sağlık Sigortası Primlerinin Devlet paylarının yükseltilerek prime esas kazanç miktarının asgari ücretin altında kalması geçici olarak engellenmiştir.

Eğer kamu görevlilerine ödenmekte olan tüm kalemler prime esas kazanca dahil edilse, memurların hem emekli maaşları ve emekli ikramiyeleri düşük olmayacak, hem de çalışırlarken aldıkları ücret ile emekli olduktan sonra aldıkları ücret arasında uçurum olmayacak.

Nasıl ki, ev aldığımızda hemen sigortalattırıyorsak veya araba aldığımızda hemen kasko yaptırıyorsak, ekmeğimizi de aynı özenle sigortalattırmalıyız. Evet ekmeğimizi! Çünkü işimiz bizim ekmeğimiz. Ekmeğimizin sigortası da SENDİKA!

Lakin, evimizin yada arabamızın sigortasına gösterdiğimiz özenin kat ve kat fazlasını ekmeğimize yani işimize de göstermeliyiz.

Ne yazık ki bugün kamuda arkadaş hatrına yapılan üyelikler, siyasi beklenti ile yapılan üyelikler, makamların baskı unsuru haline getirilerek sendikal amaçlar için kullanılarak yapılan üyelikler v.s neticesinde ne yazık ki memurların prime esas kazançları asgari ücretin altında kalmıştır.

İnsan onuruna yakışan bir yaşam için EKMEĞİNİZE SAHİP ÇIKIN! EKMEĞİNİZİ SİGORTALATTIRIN!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.