15 Haziran 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı 35.720.395 kişiye ulaştı.

a Yatsı Vakti 02:00
Bursa 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
DOLAR

8,5625$%1.03

EURO

10,3889%1.11

GRAM ALTIN

510,85%0,54

ÇEYREK ALTIN

8.186,05%0,72

BİST100

1.442,56%-0.80

BİTCOİN

356296฿%4.74206

a
SMK

SMK

30 Mayıs 2021 Pazar

BÜYÜK OYUN, SIFIRLAMA PLANI

1

BEĞENDİM

ABONE OL

BÜYÜK OYUN, SIFIRLAMA PLANI

Son zamanlar da büyük sıfırlama, yeni Dünya düzeni gibi lafları sık sık duyar olduk. Peki, nedir bu büyük sıfırlama?
Sıfırlamanın sonucu yeni Dünya düzenin son halidir. Sıfırlamayı anlarsak yeni Dünya düzenini kısmen de olsa anlamış oluruz. Yazıma başlamadan önce bilinmesini isterim ki ben hayatımın hiçbir evresinde hükümet sevici olmadım. Ben devletçiyimdir! Fakat ülkemin devlet makamlarına asla hakaret etmem, çünkü saygı makamadır. Kişilerde makamları temsil eder ve herkes insan gibi onlarda gelip geçer.
Sayın Cumhurbaşkanımızın için de bulunduğu vahim tabloyu görüyor ve ülkemiz üzerinden de nasıl oyunlar döndüğünü kendimce analiz ediyorum ve görüyorum ki yeni yüzyılın aydınları diyebileceğimiz birçok konuşmacı ve analist de benimle benzer söylemler içerisindeler.

Büyük Sıfırlama:
Sıfırlamanın anlamları, yok etmek ve tamamen değiştirmek anlamına gelir. Adı üstünde sıfırlama, tamamen hafıza kaybı yaşamak gibi düşünün ve asla eskiyi hatırlamayacaksınız. Dolayısı ile zihin sıfırlanmış oluyor. Bu durumu biraz halk diliyle anlatmaya çalışacağım.
Neleri sıfırlayacaklar, neden sıfırlamak istiyorlar? Bu konu Hz.Adem ile kuran da adı hiç geçmeyen Hz. Havva anamız ve kendine asil kan diyen Şeytan ve Peygamberlerin oluşturduğu gerçek beşer kan olan insan soyuna kadar gider. Şu kısa cümle bile aklınızı karıştırmaya yetmiştir. Beraberinde yeni tartışmalara yol açacağı kesin. Dip not: Kuran-ı hatim etmiş ve kuranda eylem belirten ve birden fazla özellikle kullanılmış kelimelerin terminolojisi ve hangi manalarda kullanıldığını araştıran biriyim. Ve bilmeniz isterim ki Kuran-ı Kerim gerçekten sırlarla dolu.
Dünya’yı yöneten aileler kavramını duymuşsunuzdur. Bu ailelerin içinde Siyonizm de yöneten Yahudi aileler olduğu gibi Türk ve Müslüman olmayan ailelerde var.
Fakat kimsenin dünyayı birkaç ailenin serveti ile yönetiyor demesine aldanmayın. Evet, büyük değişimler oluyor ve bu ailelerin katkısı var. Paranın gücü birçok işe el atıyorlar ve istediklerini yapıyorlar.
Sıfırlamanın da arkasında bu aileler var ve Türk olanlar hariç diğerleri kendisini asil kan olarak kabul eden ve şeytana hizmet eden yapılardır.
Sıfırlamanın en basit tabiri ile sadece ülkemiz de dönen oyunlarından birkaç örnekler verelim!
Bir dönem kuş gribi çıktı ve yüz binlerce tavuk katledildi!
Bir anda tavuk fiyatları fırladı!
Deli dana salgını çıktı, binlerce dana telef edildi!
Et fiyatları fırladı!
Bu iki kısa örneklerden neler anlamalıyız?
Hayvancılıkta üretimi durdurmak için yalandan birkaç hastalık ile düğmeye bastılar ve sağlıklı, doğal gıdaya erişimi kısıtlayarak, fahiş fiyattan satılmasına neden oldular. Bu da dar gelirli ailelere yansıdığı gibi üreticiye de yansıdı. Peki, ilerleyen dönemlerde ne oldu?
Bir anda tavuk çiftlikleri çoğaldı, kuş gribine ne oldu peki? Unutuldu!
Aynısı deli dana hastalığında da oldu!

Üreticiler arttı, ama bir daha asla eski sürkilasyona kimse ulaşamadı! Çünkü ete karşı bir korku gelişti ve bu süreçten sonra da topluma tekrar et yedirilmesi için yapılan reklam girişimleri başladı. Hepsi bir maliyet bu maliyetlerin çıkartılması için ne yapıldı?
Bu hayvanlara ucuz ve hızlı büyümelerini sağlayan yemler verildi!
Sonuç, insanlara hastalıklar yaydılar!
Günler geçtikçe her çeşit et pahalandı ve devlet yurt dışında ucuz olsun diye sürekli et ithal eder hale geldi.
Sadece bu da değil!
Her çeşit sebze, meyve tohumları da aynı duruma geldi. Çoğu İsrail menşeili hale geldi neden bir dönemde bitkilere hastalık yaydılar. Hastalığı yok etmek için ne yaptık! Ben ve ailemde birer çiftçi olarak yıllardır bu durumu yaşadık. Sürekli ilaç attık, çeşit çeşit ilaçlar atmak zorunda kaldık. Bunlar hormon değil! Hiç hormon kullanmadık ama sürekli bir hastalık ve böcek için düzenli ilaçladık güzelim yeşillikleri, ağaçları. Su içmesi gereken bu canlılar hep ilaç etti. Sonuç! DNA ları ile oynamış olduk!

Sars, Mers, Kuş Gribi, Domuz Gribi gibi hastalıkların gerçek olduğu bile tartışılır!
Gelelim COVİD 19 yalanına!
Evet, yalan diyorum çünkü bu hastalığın anlatıldığı kadar ölümcül olmadığı o kadar açık ve net ki! Bunu yazdı diye beni topa tutmadan yazımın tamamını okuyunuz, Canlar. Covid 19 ile ne zaman tanıştık 2019’da. Basit bir soru yarın ne olacağını bilmeniz mümkün mü? Tabi geleceğe ve geçmişe seyahat etmemiş iseniz! Tabi ki değil, gaybı bilmeniz mümkün mü? O da değil!
Peki, 2019 da birden bire sözde Çin’de bir yarasandan bulaştığını iddia ettikleri bu hastalık ile ilgili olarak 2010 bir toplantıda bahis edilmiş 2012 te ise Patenti alınmış!
Çok uzatmadan anlatayım. Özetle Covid ya da adı ne olursa olsun her salgın adında çıkan ve çıkacak olan şeylerin tamamı 3. Dünya savaşının bir parçası BİOLOJİK silahtır. Ayrıca dün garibim Amerika Dış İşleri Bakanı Pompeo çıktı dedi ki ( bu arada Pompeo helak edilmiş bir kavminde ismidir, Allah’a baş kaldıran bir kavimdir) araştırmalarımıza göre: COVİD 19 Çinde laboratuar ortamında üretildiği kesinleşmiş bir hastalıktır. Türkçesi şu itiraf ediyoruz kardeşim bu oyunda biz de vardık ama ey Çin seninle anlaşamadığımız noktalar olursa kirli çamaşırlarını ortaya sereriz demiştik. İç çamaşırını tele astılar! Millete gösteriyorlar biz adamı böyle……………………….! Anlayan anladı.
Şimdi tüm detaya inersem inan ki en az 1000 sayfa kitap yazmam lazım, zaten yazıyorum oradan okursunuz nasipse. Kısaca aklınızda ki şu sorulara yanıt vereyim canlar.
Bu hastalık anlatıldığı kadar ölümcül değil! Dünya da ki tüm sağlık kurumları sözde Dünya Sağlık Örgütüne bağlıdır. Sağlık Bakanlıkları dâhil orayı dinler!
Dünya Sağlık Örgütü de Siyonist bir yapıdır. Dolayısı ile tüm süreci buna göre yönetir. Kuş ve Domuz griplerini de onlar yönetmişti ne kadar manidar demi?

Hızlı tanı kiti diye bir şey girdi hayatımıza, bu kitler ile bir deneme yapıldı Domates, Portakal, Su, Yumurta ile ayrı ayrı testlere 2’şer damla iletest edildiğinde ikisi pozitif, ikisi negatif çıktı. Bu test birkaç kez daha aynı yöntemle yapıldı. Pozitif ve negatif sayısı değişti! Bir de PCR testleri var. Bu testler de çok manidar nedense bir takım tıp insanları güvensiz derken bir takım tıp insanları da güvenlidir diyor!
Yav siz hepiniz aynı dersleri görmediniz mi? Hepiniz aynı tıbbı okumadınız mı?

Birileri de çıkmış maske- mesafe- temizlik diyor. Temizliğe eyvallah, olmazsa olmaz. Hiçbir hastalık olmasa da temizlik şart! Maskeye karşıyım. Mesafede zaten kimse kimseye sürtünerek ya da kucağına atlayarak yaşamıyor ki kardeşim.
Zaten insanlar gerektiği kadar mesafeli!
Bakın alınan önlemler tüm ülkelerde aynı, tüm kurallarda aynı! Peki, bu kurallar ile yapılmak istenen nedir? Madem hastalık yalan, gerçek değil diyor ya hani! Bu global güçlerin hedeflerinden diğeri nedir?
Maddi imkânsızlıklar yaşayan ve kendisine boyun eğmeyen, direten ülkeleri içerden yıkmak için bir yöntem bu. Dünya Sağlık Örgütü ve ülkemiz de maalesef Prof unvanı almış bir hain de var Mehmet Ceylan sürekli bu ve bunun gibiler korku pompalıyor. Ne hikmetse bir de mason locasından ödül veriyorlar, gururla paylaşıyor arkadaş.
Hala anlamayacak mısınız, işitmeyecek misiniz, akıl etmeyecek misiniz Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Sağlık Bakanı kandırılıyorsunuz. Yav hangi Siyonist yapının dünyanın iyiliğine bir iş yaptığı görülmüştür. Ülkemiz de korku pompalayan şu sözde bilim adamı ve doktorları araştırın hangi derneklere üyeler. Kime hizmet ediyor bu hainler?

Koah, zatürree, nefes darlığı vb. hastalıktan ölenlere COVİD dediler! Veriler yanlış! Sağlık bakanlığı veriler budur diyor, il sağlık örgütleri hayır budur diyor, yahu DSÖ çıkıyor budur diyor! Halkı neden korkutuyorsunuz!
COVİD ilacı diye bir ilaç yok hastaneler de sıtma ilacı uyguladınız herkese Allah’tan korkun. Bu bilgiyi Sağlık Bakanlığı sitesinden aldım!
İlacın adı:  Hidroksiklorokin araştırın okuyun. Millete sıtma ilacı verip ölümlerine sebep oldunuz farkında değilsiniz! Açıkça söylüyorum ki Cumhurbaşkanını kandırdınız! Şimdi bu lafa da gülenler olur, yahu bu adam hep kandırılıyor zaten diye. O konulara girmiyorum Cumhurbaşkanının da avukatı değilim.
Lakin Cumhurbaşkanı her şeye hüküm edemez bu da mümkün değil. Onun bilgisi olmadan o kadar çok işler dönüyor ki, çok yazık. Sağlık Bakanımızı suçlamıyorum, yanlış anlaşılmasın. Sağlık bakanı da DSÖ ve Türkiye de ki Sağlık Örgütünün sözlerine bakıyor.
Bir kere bu hastalığın bulaşıcı olmadığını sizlere 3 satır yazı ile kanıtlayayım!

Anlatılanlara göre çok hızlı bulaşıyor muş? Mutasyonları daha da hızlı bulaşıyor muş? Koskoca Yalan!
Yahu kardeşim yarasa dediğin sürü halinde yaşar! Eğer yarasadan bulaştı ise ki en ufak yarasa sürüsü 500 ile 1000 yarasa arasında yaşar. Ve bu hayvanlardan biri bu virüsü taşıyor ise hepsine bulaştırması gerekir. Dolayısı ile Çin’ de çok tüketilen bu canlılardan ötürü sizce 1 kişi ile yayılmış olması mümkün mü?
Elbette imkansız! Çin’ de ki yarasa kolonilerinde bu virüsün diyelim ki 500 tanesinde var. Haliyle bunları avlayan hayvanlar da var ve yiyen insanlarda var. Sizce ne kadar hızlı yayılması gerekirdi. Özellikle hayvanlar arasında ne de olsa en son bir kedi de bile pozitif teşhis konuldu dediler, YALAN!
Çin gibi kalabalık bir ülke de bu hastalığın çok kısa sürede engellenmez hala gelmesi gerekirdi! Ama Çin sanki başına gelecekleri biliyor gibi ilk vakada daha salgın yok iken şehri kapattı ne kadar garip. Yahu bu adam teşhis konulana kadar kaç yüz kişi temas etmiş olması lazım değil mi?

Bir başka bakış açısı, gıda yolu ile bulaştığı öyle olsa, diyelim ki hastalık bu kadar öldürücü dünyada şuan en 1 milyar insan ölmüş olması lazımdı. Ne de olsa yemden içmeden beslenen yok demi?

Bir başka bakış açısı ise havadan saldılar, yahu nefes almayan tek canlı göster, rüzgar esmeyen tek nokta göster. Öyle olsa bu virüs yine milyarlarca insanı yok ederdi.

Dertleri insanları öldürmek değil, korku ile soyutlaştırmak, samimiyeti bitirmek, evlere kapattırıp maddi zorluklar ile şiddetin artması ve isyanların başlamasını sağlamak. Hala görmez misiniz, akıl etmez misiniz?
Saygılarımlar…..

Devamını Oku

Ateizim ve Deizim Neden Yayılıyor? 

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Mübarek Ramazan ayında denk geldiğim bir video da gördüm ki İslam’da inançsızlık olarak kabul ettiğimiz ama din dışı inanç biçimi olan Ateizim ve Deizim yayılıyor diye anlatılıyordu.
Öncelikle dinde zorlama yoktur. İsteyen istediğine inanabilir! Fakat bu iki konuda yayılma neden var?
Sözde profesörler, hacılar, hocalar, İlahiyatçılar ve benzeri kişilerin bile bir çoğu Kuran da anlatılanlarda birbirleri içinde çelişirken, normal bir vatandaş ne yapsın?
Bence açıp okusun! Ama hangisinin mealini okusun?
Ben okudum ve hep okuyorum!
Maalesef ki, gördüğüm manzara içler acısı. Bir kaç sözde profesör birçok ayette anlamları da farklı olmak üzere çeviri yapmış!
Okuyan hangisine inansın?
Siz neye göre çeviri yapıyorsunuz?
Sizlere öyle örnekler veririm ki aklınız almaz!
Nisa Suresi 34. ayette kadınların eşlerine yüz kızartıcı suç işlemesi halinde olacakları anlatırken diyanetin mealinde ayetin sonunda” kadını dövün” diye çevirmiş. Başka hoca bu yanlıştır derken.
Bir başka hoca kadına dayak lütufdur diyor!
Konu bu ayet değil birçok ayet var. Konu şu;
Herkesin okuduğu Arapça aynı, Kuran aynı, Allah ta tek ve Kuranda onun insanlara gönderdiği bir bilgi kaynağı demi?
Peki, bu kadar sözde İlahiyatçı neye göre ortalama 70 civarı ayeti farklı mealle çeviriyor.
Bunları denetleyen yok mu?
Deist ve Ateist olanda bunu soruyor. Şunun meali farklı, bunu ki farklı biz kime inanalım diyorlar. Dolayısı ile en basit olanı inanmamayı seçiyorlar. Çünkü bu kadar CAHİL İlahiyatçıların safsatası haline gelmiş doğmalara inanmak zorunda kalmıyorlar.
Allah’ın kelamı olan Kuran-ı aslına uygun çevirmeyi bilmiyorsanız bu işi yapmayın. Böylesine önemli bir konuda bu insanlara nasıl bu unvanlar verilir?
Kendi niyetlerine göre çevirdikleri yazıları Allah’ın ayeti diye millete satıyorsunuz!
Bilmeniz de yarar var, ben Kuran’ı Kerimi hatim etmiş ve farklı kaynaklardan okuyan birisiyim. Elhamdülillah müslümanım, lakin bu İlahiyatçı sahtekar cenahın anlattıklarına hacı, hocaların, profesörlerin anlattıklarına katiyen itimadım yok.
Sizler sözde bu kadar okumuş ömrünüzü İslam’a adamış, çoğu onlarca kitaplar yazmış kişilersiniz ama Kuran da ortak nokta da buluşamıyorsanız sizler okumuş CAHİLLERSİNİZ.
İşte sizin gibiler güzel İslam’ı millete yanlış anlatarak problem hale getirdiğiniz için artık deizim ve ateizim yaygın hale gelmektedir.
Kuran-ı Kerim benim için kutsal fakat tüm İslam alemi için kutsal olan kitabımızın nedense para ile satın alıyoruz.
Hangi kutsalın para değeri olabilir?
İslam alemine dinini para ile sattıkları sürece insanlara doğru İslam’ı kimse anlatamaz.
Sonra ki yazımda Müslüman olan bu zamana kadar kurulmuş, İslam devletlerin de bariz bir şekilde Allah’a bilerek ya da bilmeyerek nasıl küfür ettiklerini kaleme alacağım. Allah ile kendilerini nasıl eş koştuklarını hatta kendilerinden aşağıda nasıl gördüklerini ama bunun farkında bile olamadıklarından bahsedeceğim.
Ben bir Müslümanım, mübarek Ramazan ayında Rabbim kimseyi yanlışa yönlendirmesin.
Bizleri doğruya kılavuzladıklarından eylesin, Amin.
Ramazan ayımız mübarek olsun.
Devamını Oku

Kadın Nesildir, Kadın Gelecektir, Kadın Tertiptir, Ahlaktır, Namustur, Fazilettir!

2

BEĞENDİM

ABONE OL

Gündem hiç geçmiyor ki yeni bir cinayet haberi ile sarsılmasın. Neredeyse her gün bir cinayet haberi duyuyoruz. Özellikle kadın cinayetlerini sıkça duyar olduk. Yürek burkan bu manzara karşısında adaletin bazen yetersiz kaldığını görmek her şey den daha vahim bir tablo aslında.
Mesleğim gereği, devletimize bir takım önerilerim olsa da bunları bir yasa ve plan dahilinde uygulamaya geçirmek oldukça uzun zaman alacağı belli.
Geçtiğimiz günlerde kendisine işkence eden kocasını öldüren Melek Hanım tahliye edildi. Bu haberi duyduğumda çok sevindim!
Birinin öldürüldüğüne değil, bir kadının kendisini koruyabildiğine sevindim. Nasıl olurda bunca kadınımız işkenceye maruz kalırken, üstlerine kuma getirilirken, eşlerini şikayet ettikleri halde sürekli olarak tahliye edilebiliniyorlar hala aklım almıyor. Tabi bunun sebebi belli aslında ama bunu ilerleyen günlerde ayrı bir yazı da kaleme alacağım.
CNN Türk haberine göre:
Antalya’da geçen 7 Ocak’ta kendisine işkence yapıp ölümle tehdit ettiği iddiasıyla eşi Ramazan İpek’i (36) av tüfeğiyle öldüren 2 çocuk annesi Melek İpek’in (31), ‘meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez’ hükmü gereğince tahliyesine karar verildi. 108 gün sonra özgürlüğüne kavuşan Melek İpek, kararı duyunca hıçkırıkla ağlarken, mahkeme heyetine “Çok teşekkür ederim” dedi.
Yukarıda anlatılan olay da bir kişi ölmüş olsa da o zaten kişiliği olan bir insan değildi! Masum bir kadın ölmekten kurtuldu gözüyle bakmak lazım ve nitekim toplumun büyük kısmının bu şekilde baktığını düşünüyorum. Umarım bu karar birilerine gözdağı olarak yeterli olur aksi halde bu seferde eşleriyle bu tip sorunlar yaşayanlar için emsal niteliğinde bir karar olur ki, bu sefer kocalarını öldüren kadınların haberlerini okumaya başlarız.
Bu karardan ziyadesi ile memnun oldum. Fakat asıl olması gereken eşine şiddet, işkence, taciz, tecavüz vb davranışlarda bulunan kişilerin mutlaka geçerli bir ceza alması gerekir.
Kadının beyanı esastır yasası artık hükmünü yitirişmiş ya da birileri tarafından yitirtilmeye mi çalışılıyor bunun da araştırılması gerekiyor.

Kadınlarımız Öldürülmesin!

Devamını Oku

128 Milyar Dolar!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milletin karnı aç, esnafın kepenkleri kapanmış, kiralar ödenemiyor, faturalar birikmiş. Herkes vergi taksitlendirme derdine düşmüş. Vay güzel memleketimin haline. Ben hiçbir zaman hükümetçi bir tavır almadım, önce Millet!
Fakat şu 128 Milyar dolar konusunda biraz da ha aklı selim olmaya davet ediyorum.
Son günlerde dillerden düşmeyen bir söylem haline geldi. Bu konuda suç hükümetindir!
En başta doğru düzgün bir açıklama yapılmadığı için muhalefet de kendince haklı olarak eleştirdi ve yapması gerekeni yaparak hesap sordu.
CHP’li belediyelerin pankart asmasında bence bir sakınca yok. Bu ülkenin her bir ferdi hazine hakkında yapılan her harcamanın nereye gittiğini kalem kalem bilmek zorundadır.
Fakat asılan pankartlarda Cumhurbaşkanlığı Binası (Külliye)’nin olması yanlış bir strateji idi.
Asılan pankartların toplatılması konusunda da bence böyle bir şeye lüzum yoktu. Herkes hesap sorma hakkına sahiptir ama düsturu da bilmek gerekir.
Suç neden hükümetin?
Bu soru ilk sorulduğunda MB Başkanı ya da Sayın Bakan çıkıp bir açıklama yaparak tane tane bunu halkın anlayacağı dilde anlatmış olsaydı hiç bir sorun yoktu.
Geçenler de her iki yetkili isimde şu açıklamayı yaptı:
MB Alım satımlarına bakan bir ekonomist şeffaf bir şekilde bunu görebilir!
Yerinde ve makul bir açıklama idi ama halk bundan anlamaz.
Muhalif partilerin hepsinde ekonomistler var üstelik bunların çoğu ya bakanlıkta çalışmış ya da prof. düzeyinde biri de çıkıp evet MB alım satımlarına baktık orada görünmüyor diyemedi!
En son CHP Milletvekili İlhan Kesici manidar bir açıklama yaparak muhalefetin tüm çalındı, peşkeş çekildi sözlerini yıkmış oldu:
MB bilançolarına bakarsınız, ne nereye gitmiş, nereden gelmiş. Bu para kaybolmaz. O bilançolarda açıkça görünüyor. Bu gördüklerimiz üzerine bir tahminimiz var ama şimdi söylersem kendi sorumuzu kırmış olurum!
Ben hükümet sözcüsü değilim ama herkesi akli selim olmaya davet ediyorum. Böyle bir paranın yok olması mümkün değil. Harcanan yere itiraz edebiliriz. Ama çalınmış olması mümkün değil.
Bakan beyde çıkıp ne kadarın nereye harcandığını en son nihayet açıkladı.
Bu kötü günlerde böylesine önemli bir konu gündeme gelerek insanın canını daha çok sıkmaktan vazgeçsin her siyasetçi, millet ekmek ister aş ister.

Devamını Oku

Kenecoin – Bitcoin – Türkişcoin

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bitcoin ve sonunda coin yazan bir sürü dijital para var. Ve bunlardan ciddi kazançlar elde eden insanlar mevcut. Zira tanıdığım kişilerde var.

İsmi nereden gelmiş bilmiyorum ama bizim Türk milletine uygun bir isim.
Eskiden büyükler parasız kalınca, bitlenmem lazım, bit yok bit! Derlerdi. Paraya ” kene” diyenlerde vardı.
O nedemek diye sorduğumda, “para” demek derledi.

Hatta bazı büyükler arka cebini kaşırdı, “bitlenmek lazım faturalar geldi, çocuğun masrafı” – ” kene bitti, kene” vs. Diye söylenirlerdi.

Ne değildir bu Bitcoin?

Para birimleri arkasında devletlerin hazineleri vardır. Sahibi devletlerdir. Dolayısı ile paraların bir maddi dayanağı olduğu gibi muhattabı da vardır.
Fakat sanal para olarak ortaya çıkan, dayanağı olmayan paralar bir balondur.
Birçok kişi çok yüksek paralar kazandı ve hala kazanmaya devam ediyorlar. Fakat bu bir alışkanlık halin geldiği için kolay bir para kazanma yöntemi olduğu için kimse vazgeçemiyor. Gittikçe para yatıranlar da artıyor.

Arkasında devlet yok, şahıs belli değil, belli olsa bile, adam ölse şirket batsa!
Sahibi kapatıyorum dese bitti!
Bir dayanak yok! Aslında dayanak var hırslı olanlar, kolay para kazanma arzulayanlar, akıllı bir şekilde pastadan bende alayım diyenler ve devasa bir harddisk.
Peki, elektrikler kesilirse paralarını almak için kime dayanacaklar?
Harf diskten geriye kalan herşeye!

Geçtiğimiz aylarda PAKİSTAN’ın tamamında elektrikler kesildi. Bütün ülkede elektirik kesilmesi ne demek?
Ve bu uzun sürdü!
Düşünün evini de elektrik 1 hafta kesildi neler olur?
Dolapta ne varsa bozulur! Dolayısı ile dolabı kullanamazsınız.
Peki, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi kullanabilir misini?
Sıcak su yok nasıl yıkanacaksın?
Eşyalarını yıkayamıyorsun nasıl temiz giyineceksin.
Eşyaların ve kendin kokmaya başlarsın.
İnternete giremezsin!
TV açamazsın! Vs vs.

Yurt genelinde kesilirse ne olur?
Bu söylediklerime ek olarak;

Kartla alışveriş yapamazsın!
Nakitin bitince ne yapacaksın?
Bankalar çalışmıyor, bankamatikler de çalışmayacak!
Telefonu da unut elektrik yok nasıl şarj edeceksin.
Yakıt bitti araçta kullanamazsın çünkü yakıt pompaları da elektrikli!
Bir süre sonra tüm AVM, Marketler de ki gıdalar bozulacak, ne yiyeceksin?
Eşyada satın alamazsın hesaplar kasadan yapılıyor, elektrik yok ki!
Peki, Hastahaneler cihazlar duracak, manuel sistem olduğu kadar bakacaklar. Ama elektirik yok, Hastahaneler bile pisliğe batacak. Üniversite hastahaneleri genel olarak zaten pis te hadi neyse!

Hayat mı durdu?

Banka da ki paralar somut olduğu için bir şekilde belki alırsın ya da evde yastık altı varsa rahatsın.
Peki, sanal paran ne oldu?

Elektrikler diyelim ki geri geldi ve her şey normale döndü!

Emin ol sanal para sistemi komple çökecek ve asla geriye alamayacaksın! Çünkü planlanan bu!
Paralar nereye gidecek biliyor musun? Senin hırsını, kolay para kazanma arzını pompalayan kişiye gidecek.
Senin şimdi başını okşuyor kâr veriyor. Sende daha fazla yatırıyorsun. Bir gün gelecek o herkesi yatıracak!

Bundan birkaç sene önce Ege bölgesinde 2 hafta boyunca elektrikler komple kesilmişti.
Pakistan’da ortalama 1 ay sürdü!

Bu dünya genelinde yavaş yavaş uygulanacak, unutma sanal değil somut olana para yatır.

Bu arada eve jeneratör alırım diyenleri duydum yakıt nasılsa bitecek!
Güneş enerjisi kullansan bile sadece beyaz eşyalarını ve ışığı kullanırsın.
İnterneti yine unut çünkü yurt genelinde elektirik kesilirse internet merkezinden kesilecek👍

Çözüm bulamazsın, kendinizi garantiye alın!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.