UMUDU KAYBETMEMEK
UMUDU KAYBETMEMEK
Murat Yücel
Hayat bazen insana aynı anda hem sevinci hem hüznü yaşatıyor. Bir tarafta çocuklarımızın geleceği için verdiği mücadele, diğer tarafta dünyanın dört bir yanında yaşanan savaşlar, gözyaşları ve insanlık dramları...
Geçtiğimiz günlerde yüz binlerce evladımız LGS sınavına girdi. Aylarca çalıştılar, emek verdiler, hayaller kurdular. Şimdi sonuçları bekliyorlar. Önümüzde ise üniversite hayali kuran gençlerimizin YKS heyecanı var. Her biri yarınlara umutla bakmaya çalışıyor.
Aslında gençlerimizin bu mücadelesi bize önemli bir şey hatırlatıyor: Umut olmadan hiçbir başarı mümkün değildir. Bir milletin en büyük zenginliği de umudunu kaybetmeyen gençleridir.
Geçtiğimiz günlerde milli takımımızın Avustralya karşısında aldığı mağlubiyet hepimizi üzdü. Ancak spor sadece kazanmak değildir. Bazen yenilir, bazen düşersiniz ama yeniden ayağa kalkmayı bilirsiniz. Ay-yıldızlı formayı taşıyan evlatlarımızın mücadele azmine güveniyoruz. Bir maçla ne inancımız biter ne de desteğimiz azalır. Turdan çıkacağımıza ve milletçe yeniden sevineceğimiz günlerin geleceğine inanıyoruz.
Ne yazık ki dünyanın gündemi ise çok daha ağır acılarla dolu. Filistin'de yıllardır süren zulüm ve masum insanların yaşadığı dram vicdan sahibi herkesi derinden yaralıyor. Evlatlarını kaybeden annelerin gözyaşı, yıkılan evler ve hayalleri çalınan çocuklar insanlığın ortak yarası olmaya devam ediyor.
Bunun yanında İran, ABD ve İsrail arasında tekrar savaş çıkar mı sorusu bölgeyi tedirgin ediyor. Savaş ihtimallerinin konuşulduğu her gün, aslında insanlığın kaybettiği bir gündür.
Öte yandan dünyanın unutmaması gereken başka acılar da var. Arakan'da yıllardır zulüm, baskı ve göçle mücadele eden insanlar var. Yurtlarından koparılan, kimlikleri yok sayılan, temel insan haklarından mahrum bırakılan binlerce insanın sessiz çığlığı hâlâ duyulmayı bekliyor. Filistin'de, Arakan'da ve dünyanın başka köşelerinde yaşanan acılar bize bir gerçeği hatırlatıyor: İnsanlığın dini, dili ve rengi farklı olabilir ama gözyaşının rengi aynıdır.
Tam da bu yüzden umudumuzu korumak zorundayız.
Çünkü bugün sınav sonucu bekleyen bir öğrencinin heyecanı, milli takımın başarısını bekleyen bir taraftarın duası ve dünyanın herhangi bir yerinde barış isteyen bir annenin beklentisi aynı noktada buluşuyor: Daha güzel yarınlar özleminde...
Bizler zor günlerde kenetlenmesini bilen bir milletiz. Acıyı da sevinci de birlikte yaşayan, düştüğünde yeniden ayağa kalkmasını bilen bir millet...
Gençlerimizin başarısına inanacağız. Milli takımımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Mazlumun kim olduğuna bakmadan hakkın ve adaletin yanında duracağız.
Çünkü umut kaybolduğunda gelecek de kaybolur.
Ve inanıyorum ki; çocukların korkuyla değil umutla büyüdüğü, gençlerin hayallerinin yarım kalmadığı, savaşların değil barışın konuşulduğu günler mutlaka gelecektir.